Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33552 E. 2024/2934 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33552
- Karar No
- 2024/2934
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/269 E., 2016/33 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/269 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve incelemeyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'in, kendisini icra memuru olarak tanıtıp icra kanalıyla ucuza gayrimenkul almak vaadiyle, değişik zamanlarda 20.000,00 TL ve 50.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL para aldığı şikâyetçiye, ...'ın sahte olarak düzenlediği suça konu 23.07.2012 tarihinde 20.000,00 TL, 15.08.2012 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin 2 adet sayman mutemedi alındısını verdiği, iştirak iradesi içerisinde hareket eden ve gerçekleşen eylemlerde Mal Müdürlüğünün maddi varlığı olan sayman mutemedi alındısını kullanan sanıkların, hileli davranışlarla yanılttıkları şikâyetçiden haksız menfaat elde etmek suretiyle zincirleme kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve zincirleme resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre toplanan delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıyla ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Davaya konu İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2014 tarihli iddianamesinde, haksız menfaatin miktarının 70.000,00 TL olduğu, şikâyetçinin zararının soruşturma aşamasında giderildiğinin belirtilmesi, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen şikâyetçinin babası C.Y.'nin 27.07.2013 tarihli kolluk ifadesinde, sanıkların kendisine 80.000,00 TL ödemede bulunduğunu beyan etmesi karşısında; zararın miktarı, zararın giderilip giderilmediği, giderilmişse ne zaman giderildiği ve ne miktar ödeme yapıldığı hususlarında şikâyetçi ve babası C.Y.'nin beyanlarına başvurulup zarar ile ilgili taraflar arasında bir hukuk davası bulunup bulunmadığı sorulup varsa akıbetinin araştırılması, kısmi ödeme varsa bu husus da belirlenip sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve "zararın giderildiğine ilişkin makbuz sunulmamış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 nci maddesi uygulanmamıştır" şeklindeki isabetsiz gerekçeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/269 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/269 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.