Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32680 E. 2024/8893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32680
- Karar No
- 2024/8893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/359 E., 2016/187 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği her iki suç yönünden temyiz eden Cumhuriyet savcısının ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği Cumhuriyet savcısının ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan vekilinin temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Antalya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz talepleri, sanık hakkında her iki suç yönünden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın Manavgat ilçesinde ... adlı otelinin bulunduğunu, .... İnş. Ltd. Şti. Tarafından davaya konu "ciro edilemez şerhi bulunan" ve "teminattır" ibaresi içeren çekin sanığa verildiği, sanığın çek üzerindeki bu ibareleri kaldırıp oteli için mutfak malzemesi aldığı katılan ...'ya verip kullandığı iddia olunmuştur. 2. Kiriminal rapor, tanık ve katılan beyanları, ticaret sicil evrakları, ... şirketi ile sanık arasındaki 02.11.2010 tarihli sözleşme ve 09.04.2011 tarihli çek teslim protokolü, adli emanete alınan çek aslı üzerinde mahkeme tarafından yapılan gözlem ile tüm dosya kapsamından mahkemece çekin aldatma niteliği olmadığı kabulü ile resmi belgede sahtecilik suçundan, sanık ile katılan ... arasındaki çek ilişkinin ise önceden doğan borca karşılık gerçekleştiği kabulü ile nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar vermiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Tuizm şirketinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizi yönünden, Katılan ...Turizm şirketinin nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, Suç tarihinin davaya konu çekin bankaya ibraz tarihi olan 28.09.2011 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanunun 204 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 28.09.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden, Sanık ...'ın oteli için katılandan mutfak malzemesi satın alıp karşılığında davaya konu 50.000 Dolar meblağlı çeki aldığı iddia olunan olayda, katılan ...'in beyanlarında ...'a ait ... adlı otele 24.000TL değerinde mutfak malzemeleri yaptığı, karşılığında sanıktan davaya konu 50.000 Dolar meblağlı çeki alıp kalan miktar için sanık ...'a 2 ayrı çek vermesi ve aralarındaki ticari ilişkiyi gösterir faturaları ve çek örneklerini ibraz ettiği, ...'nın bu beyanının tanık ... tarafından da doğrulandığı, sanık ...'ın çek üzerinde şerh olduğu halde teslim ettiğini ve buna ilişkin belgesi olduğunu ileri sürmesine rağmen buna ilişkin bir belge sunamadığı, katılan ve tanık beyanlarından sanığın katılana yaptırdığı işin karşılığında davaya konu çeki vermiş olması bir arada değerlendirildiğinde, ticari ilişkinin çek karşılığında gerçekleşmiş olduğu, taraflar arasında önceden doğan borca karşılık sonradan bu çekin verilmediği, bu kapsamda sanığın en başından çekle ödeme yaptığı, üzerinde teminat şerhi olan 50.000 USD değerindeki çekin üçüncü kişilerce kabul edilmesinin mümkün olamayacağı da değerlendirildiğinde, sanığın teminat ibaresini tahrifen kaldırıp ciro edilmesi ve devri mümkün olmayan çeki katılana verip menfaat temin ederek atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine uygulama alanı bulunmayan şekilde önceden doğan borç gerekçesi ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... Turizm LTD Şti vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizi yönünden, Katılan ... Turizm şirketinin nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyiz hak ve yetkisini vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suç yönünden kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.