Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21423 E. 2024/8892 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21423
- Karar No
- 2024/8892
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/428 E., 2015/370 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2013/428 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili, süre tutum dilekçesi ile hükümleri temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Aquamarin oteli sahibi sanığın, ... Metal şirketinin sahibi olan katılan ...'a otelin işlerini yaptırdığı akabinde borcun bir kısmının ödenmesi amacıyla davaya konu olup aslen sanığa ... şirketi tarafından teminat amaçlı verilip ön yüzünde "teminattır, ciro edilemez" arka yüzünde 1.hanesinde "İşbu çek 02/11/2010 tarihli sözleşmenin ayrılmaz ekidir, teminattır, ciro edilemez, emre muharrer değildir." ibarelerini daksille kaldırıp tahrif ederek suça konu çeki verip kullandığı iddia olunmuştur. 2. Sanık kendisinin katılana çeki verdiğinde teminat ibarelerinin bulunduğunu beyan etmiştir. 3. Katılan beyanı, kriminal raporu, tanık beyanları, adli emanete alınan çek aslı üzerinde yapılan mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından mahkeme çekin ilk bakışta tahrif edildiğini ve aldatma niteliği bulunmadığı gerekçesi ile resmi belgede sahtecilik suçundan, katılanın beyanı uyarınca sanıkla aralarında önceden doğan borca karşılık sonradan bu çekin ödeme amaçlı verildiği gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan önceden doğan borç gerekçesi ile beraatlerine karar vermiştir. IV. GEREKÇE A. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 21.09.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2013/428 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2013/428 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.