Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32540 E. 2026/4885 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32540
- Karar No
- 2026/4885
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/395 E. 2016/199 K. SUÇLAR :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında sahte çek kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; suç tarihinin en aleyhe kabulle, suça konu çekin keşide edildiği 31.01.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın eyleminin TCK'nin 158/1-f maddesi gereğince banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun yanında ayrıca, TCK’nin 158/1-h maddesi gereğince "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" suçunu da oluşturduğu ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06/10/2015 tarih ve 2015/30525 esas sayılı iddianamesi ile, sanığın TCK'nin 158/1-h maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmesine rağmen, CMK'nin 226. maddesi gereğince usulüne uygun ek savunma verilmeden TCK'nin 158/1-f-son maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.