Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30167 E. 2026/5114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30167
- Karar No
- 2026/5114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/116 E. 2016/42 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz talebinin süresinde olduğu, temyiz talebinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın üzerine atılı "Resmi Belgede Sahtecilik” suçunun 5237 sayılı TCK'deki cezasının türü ve üst sınırına göre, Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, aynı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın görevli mahkemede sorgusunun yapıldığı 13.07.2015 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında; suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız biri diğerinin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden fiilleri yönünden de iddianamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Cumhuriyet Savcısının iddianamesine göre, mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar vermesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksiklik ve yetersizlik varsa bu, yargılamada giderilmelidir. İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemlerin ayrı ayrı açıklanıp belirlenmesi gerekir. Yani suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmelidir. Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkılması, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulama CMK’nin açık hükümleri karşısında olanaklı değildir. Hakim, fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan ve herbiri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her bir fiilin açıklanması gerekir.
İddianameyle açılan ve yürütülen yargılama sonucu değişen suç vasfı ile bir görevsizlik kararı verilmesi halinde, öncelikle açılan davanın dönüşen suç niteliğine uygun olup olmadığı değerlendirilip, olanaklı değilse usulünce kamu davası açılması zorunludur. Şayet, iddianamede suç teşkil eden eylem açıkça anlatılmış ancak suçun vasıflandırılması hatalı ise bu halde bir görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemenin görevsizlik kararına konu suç ile ilgili değerlendirme yapması olanaklı olacaktır.
Sanık ... hakkında, olay nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2010/456 Esas, 2015/157 Karar sayılı görevsizlik kararı esas alınarak sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan dava açıldığı görüşü ile verilen görevsizlik kararı üzerine yargılamanın sürdürülmesinin açıkça Yargılama Yasasının ve usul haklarının ihlali anlamına geldiği, bu nedenle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde bu suçtan yargılama yapılarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.