Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29969 E. 2026/5871 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29969
- Karar No
- 2026/5871
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1897 E., 2016/71 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerçekte avukat olmamasına rağmen kendisini avukat olarak tanıtan sanığın, mağdurların geçirdikleri trafik kazası nedeniyle dava açarak sigortadan tazminat alabileceklerini mağdurlara söyleyip ikna ederek mağdurlardan aldığı vekaletname ile sigorta şirketinden tahsil ettiği tazminatı mağdurlara vermemekten ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden eylemin aynı Kanun'un 155/2. maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilip bu suçun şikayete tabi suçlardan olmadığı göz ardı edilerek şikayet yokluğundan davanın düşmesine hükmedilmesi, yasaya aykırı ise de; zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 29.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.