Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29602 E. 2023/10949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29602
- Karar No
- 2023/10949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/424 E., 2015/475 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/424 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; eylemin olsa olsa basit dolandırıcılık suçunu oluşturabileceğine, internete verilen ilan üzerine sanık ile katılanın telefonla görüştüklerine, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma suçunun oluşmadığına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, milliyetemlak.com isimli internet sitesine... mail adresi ve ...adına alınan... numarası ile üye olup devremülk ilanı verdiği, şikâyetçinin kendisini araması üzerine 800,00 TL'yi katılan ...'e ait ele geçirmiş olduğu TC numarasına havale ettirdiği, şikâyetçi tarafından gönderilen 800,00 TL'yi ATM'den çekerek haksız menfaat elde ettiği, bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın savunması ikrara yönelik olup ... daha önceden emlak danışmanlığı işi yaptığına, ... o dönemde işlerinin birden bozulduğuna, taahhütlerini yerine getiremediği zamanlar olduğuna, ... mağdur olan kişilerinin hepsinin zararını daha sonradan giderdiğine, ... müşteki ...'in de zararını gidereceğine, devre mülk işlemlerini milliyetemlak.com isimli internet sitesine ilan vererek yaptığına, soruşturma dosyasındaki ... GSM hatlarını ve... isimli mail adresini tam olarak hatırlamamakla birlikte muhtemelen kendisinin kullandığına, ... ATM’den 21.08.2013 günü müştekinin göndermiş olduğu parayı çeken kamera kayıt görüntülerindeki şahsın kendisi olduğuna ... ilişkindir. 3. Yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında belirlenen cezalardan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulandığı, gerekçeleri açıklanmak suretiyle aynı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/424 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.