Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29293 E. 2024/464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29293
Karar No
2024/464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/69 E., 2016/16 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve vasisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma 1.Sanığın annesi ...'ın 2015 yılında vasi olarak atanmasına rağmen gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve vasinin kararı öğrenmeyle 15.02.2016 tarihinde temyiz ettiği belirlenmiştir. 2. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin (1) numaralı paragrafta izah edilen husus da nazara alındığında süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2014 tarihli ve 2014/8556 sayılı iddianamesiyle sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci ve 204 üncü maddelerinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 05.01.2015 tarihinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyizi; kesinleşen mahkûmiyet kararlarının bulunması nedeniyle infazdan kaçmak için sahte nüfus cüzdanı kullandığına, işlediği suçtan pişmanlık duyduğuna, dosyasının yeniden ele alınarak lehe hükümlerin değerlendirilmesine ilişkindir. 2. Sanığın vasisinin temyizi; oğlunun suçunu ikrar ettiğine, pişmanlık duyduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri nedeniyle aramasının bulunduğu, yakalanmamak için katılan ... adına düzenlenmiş sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle kullandığı, katılan adına 21.12.2013, 28.11.2013, 05.01.2014 tarihlerinde Küçükçekmece ilçesi sınırları dahilindeki Turkcell bayiinden üç ayrı telefon hattı ve ayrıca 05.11.2013 tarihinde ise Üsküdar ilçesindeki başka bir Turkcell bayiinden telefon hattı aldığı, bu hatlardan Üsküdar ilçesinden alınan faturalı hattın borcunu ödememesi nedeniyle katılan aleyhine icra takibi de yapıldığı anlaşılmıştır. 2. İnceleme konusu dosyada ise bir telefon hattı ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı üzerine soruşturmanın başlatıldığı, katılanın ayrıntılı şikayet dilekçesini bu dosyaya da sunduğu belirlenmiştir. 3. Mahkemece mağdur adına tanzim olunan abonelik sözleşmeleri neticesinde sanığın menfaat sağlayarak atılı suçları işlediği kabulüyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Olay ve olgular bölümünde bahsedilen dört telefon hattından dolayı farklı yer Cumhuriyet Başsavcılıklarında soruşturmalar yürütüldüğü, telefon hatlarının hangilerinin faturalı, hangilerinin ön ödemeli kart olduğunun tespit edilemediği, inceleme konusu yargılama dosyası için düzenlenen iddianamenin hangi telefon hattı yada hatları sebebiyle düzenlendiğinin anlaşılamadığı, Mahkemesince dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 207 nci maddesi kapsamında kalan nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de; bahse konu mahkûmiyet hükümlerinin sanığın hangi tarihte aldığı telefon hattına ilişkin olduğuna dair gerekçeli kararda açıklık bulunmadığı gibi yerleşik içtihatlara göre suçun asıl mağduru olan Turkcell A.Ş.'nin kamu davasına iştirakının sağlanması yönünde işlemde tesis edilmediği, aynı GSM şirketinin farklı bayilerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, Sanık hakkında kısa aralıklarla tamamını Turkcell bayilerinden aldığı telefon hatları nedeniyle mükerrer yargılamanın önüne geçilmesi ve haksız menfaatinde tereddüte mahal vermeyecek şekilde ve denetime imkan sağlayacak şekilde belirlenmesi bakımından sanığın katılan adına Turkcell A.Ş.'den aldığı cümle telefon hatları ile ilgili yargılama dosyalarının akıbetinin araştırılarak mümkünse birleştirilmesi, mümkün değilse onaylı örneklerinin yargılama dosyası arasına alınması, Turkcell A.Ş.'nin davaya dahil edilerek katılan adına alınan hatların faturalı mı yoksa ön ödemeli mi olduğunun sorularak anılan şirketin katılan adına alınan hatlardan dolayı ne miktarda zararının olduğu da belirlenerek birden çok faturalı telefon hattının olması halinde abonelik sözleşmelerinin tarihlerinin farklı ve kısa aralıklarla da yapılmış olması dikkate alınarak nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği, sanığın suçta kullandığı sürücü belgesinin ele geçirilememesi nedeniyle abonelik sözleşmelerinden dolayı sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden ise; sanığın eyleminin suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu, hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması nedenleriyle kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın ve vasisinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29293, K. 2024/464, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29293-e-2024-464-k-b3b712457055