Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27937 E. 2024/4990 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27937
Karar No
2024/4990
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/397 E., 2020/71 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2013 tarihli ve 2013/32006 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İzmir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2013 tarihli ve 2013/655 Esas, 2013/656 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında kalma ve bu suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin 5235 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine bırakıldığından görevsizlik kararı verilmiştir. 3. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2013 tarihli ve 2013/426 Esas, 2013/451 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığından karşı görevsizlik kararı vererek oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için ortak yüksek görevli mahkeme olan Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 09.06.2014 tarihli ve 2014/5697 Esas, 2014/6394 karar sayılı kararı ile İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2013 tarihli ve 2013/655 Esas, 2013/656 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2017/36200 Esas, 2019/6617 Karar sayılı kararı ile; "Katılanın suç tarihinde kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan kişilerce aranıp, ev telefonu bilgilerine ulaşılıp kullanıldığı söylenerek, toplam 8.800 TL para havale etmesinin sağlandığının iddia edildiği eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma sonrası, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2019/511 Esas, 2019/840 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ve bu suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin 5235 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine bırakıldığından görevsizlik kararı verilmiştir. 8. Görevsizlik kararı üzerine, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/397 Esas, 2020/71 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 9. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.11.2020 tarihli ve 15-2020/98446 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesi verilmesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'nın, olay tarihi olan 03.08.2012 tarihinde iş yerinde iken cep telefonundan arandığı, önce kendisini Karşıyaka Savcılığından aradığını söyleyerek polis olarak tanıtan bir şahısla görüştüğü, bu şahsın daha sonra kendisini savcı olarak tanıtan başka bir şahsa telefonu aktardığı, arayan şahsın katılanın kullandığı telefon hattına bazı şahısların girdiğini ve kullandığını, bu şahısları yakalamak üzere olduklarını, şahısların Basmane PTT şubesinde olduklarını ve buraya para aktarılması gerektiğini söylediği, katılanı aldatmak amacıyla aynı anda evde olan eşiyle de görüşme sağladıkları, katılanın bu hileli hareketler sonucunda aldanarak suç işlemek amacıyla oluşturulan organizasyon kapsamında arayan şahsın ismini ve T.C. kimlik numarasını verdiği sanık ... adına 5.900,00 TL parayı havale ettiği, katılanın bir süre sonra dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır. 2. Karşıyaka PTT Merkez Müdürlüğünün 24.08.2012 tarihli yazı cevabıyla bahse konu havalenin 03.08.2012 tarihinde Basmane PTT Merkezinden ödendiği, yine dosya içerisinde bulunan 03.08.2012 tarihli PTT makbuzundan göndericisi ..., alıcısı sanık ... olan 5.900,00 TL para havalesinin ... tarafından aynı tarihte alındığı tespit edilmiştir. 3. Sanık savunmasında olay tarihinde ismini Yaşar olarak bildiği bir şahsın iş yerine geldiğini, bu şahsın müşterilerinden para geleceğini ancak kimliğinin olmadığını söyleyerek paranın adına gelmesini istediğini, yardımcı olmak için kabul ettiğini, bu şahsın telefon ile başka bir şahsa telefon ve kimlik bilgilerini ilettiğini, sonrasında adına gelen 5.900,00 TL'yi Basmane PTT şubesinden çektiğini ve Yaşar isimli şahsa verdiğini, bu şahsın da kendisine 300,00 TL harçlık verdiğini belirterek suç işleme kastıyla hareket etmediği yönünde savunmada bulunmuştur. 4. Soruşturma evresinde sanık ...'e yaptırılan fotoğraf teşhisi neticesinde Yaşar isimli şahsın temyiz dışı sanık Muhittin Çafin olduğunun tespit edildiği, görevsiz mahkemenin 18.03.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın atfı cürüm mahiyetindeki beyanları dışında somut delil bulunmaması nedeniyle temyiz dışı sanık hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. Katılanın aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır. 6. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 14.12.2019 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür. 7. Mahkemece, tüm dosya kapsamından sanığın kamu görevlisi olduğunu söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eyleminin, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin hukuki süreç başlığı altında yazılı temyiz incelemesine mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 8. Sanığın savunmaları, katılanın anlatımları, olay tutanağı içeriği, katılan tarafından paranın sanığın adına havale yapıldığına ilişkin banka dekontu, yatırılan paranın sanık tarafından çekildiğine dair Banka yazıları, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, uzlaştırma raporu, iletişimin tespiti kayıtları ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince “şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu” tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumla olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfın ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/397 Esas, 2020/71 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/27937, K. 2024/4990, T. 16.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-27937-e-2024-4990-k-df929d53a544