Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27135 E. 2023/3246 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27135
- Karar No
- 2023/3246
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi 06.11.2013 tarihli ve 2011/919 Esas, 2013/1931 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi 06.11.2013 tarihli ve 2011/919 Esas, 2013/1931 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2015/13936 Esas, 2017/12735 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2017/261 Esas, 2017/439 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 4. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2018/1069 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemine uyan 6763 sayılı kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinin suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, suç tarihi itibarıyla aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırları dikkate alındığında, sanığın lehine olduğu gerekçesiyle sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kurulan mahkûmiyet hükmünün yasalara ve Anayasa aykırı olduğunu ve hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanığın katılanı telefonla arayarak kendisini komiser olarak tanıttığı, katılana kaçakçılık olayı ile ilgili suç isnat edildiğini ve banka hesaplarının boşaltılma ihtimali olduğunu, bu nedenle hesabında bulunan paralara el konulmaması için kendisine söylenilen hesap numaralarına parasını yatırması gerektiğini parayı sonradan Defterdarlıktan tekrar alacağını söylediği, katılanın da bu duruma inanarak hesaplarındaki paraları çekerek sanığın adına olan hesaba para yatırdığı, sanığın belirttiği telefon numarasına kontör yüklediği toplam 16.342,00 TL sanık lehine haksız menfaat sağlandığı iddiasıyla, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; katılanı tanımadığını, şahsın kredi kartı borçları olması nedeniyle bazı kişilerden alacağı olduğunu söyleyerek kendi hesabını kullanarak alacaklarını kendi hesabında toplamak istediğini, kendisinin de buna ... gösterdiğini, yüklü bir miktarda paranın hesabına yattığını, kendisinin suç işleme kastının olmadığını belirtmiştir. 3. Katılan; zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir. 4. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 5. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunması, katılanın beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2018/1069 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.