Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26818 E. 2023/8637 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26818
Karar No
2023/8637
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/235 E., 2015/387 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2015 tarihli ve 2015/2561 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması, tekerrür hükümlerinin uygulanması ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, eylemlerinin bir bütün hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. 3. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, a. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanması ve hak yoksunluklarına, b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası, tekerrür hükümlerinin uygulanması ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli, 15-2016/23136 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, koşulları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hükmedilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Merkezi Macaristan'a bulunan katılan şirketin ...'da açılan şubesinde müdür sıfatıyla çalışan sanığın, sahte üyelik sözleşmeleri düzenleyerek katılan şirket bünyesinde oluşturulan tüketici kulübüne kaydı yapılan her üye için komisyon ücreti aldığı ve merkezden şubeye gönderilen bitkisel sağlık ürünlerini söz konusu üyelere dağıtıp satış bedellerini şirketin merkezine göndermesi gerekirken uhdesinde tuttuğu, önceden kurulan ancak faaliyette olmayan üzerine kayıtlı şahıs firmasına ait faturaları kullanarak faturalarda yazılı tutarları gider olarak gösterip katılan şirketten tahsil ettiği iddia edilmiştir. 2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. 3. Gerekçeli kararda davaya konu üyelik sözleşmelerinin asıllarının ele geçirilemediği belirtilmiş ise de, söz konusu üyelik sözleşmelerinin asıllarının dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fail ve fiilden ibaret olup, iddianamede anlatılan fiilin hukuki nitelendirmesinin ve bu kapsamda suç vasfının belirlenmesinin yargılamayı yapan mahkemenin takdirinde olduğu, görevsizlik kararlarının iddianame yerine geçen belge niteliğinde oldukları nazara alındığında, ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/420 Karar sayılı görevsizlik kararında, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçuna konu eylemlerin de anlatıldığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki (1) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılan şirketin şubesinde müdür sıfatıyla çalışan sanığın sübutu kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26818, K. 2023/8637, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-26818-e-2023-8637-k-9cefc5cc66d4