Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26748 E. 2023/10248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26748
- Karar No
- 2023/10248
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/156 E., 2015/292 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ...Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Katılan ...'a karşı kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Katılan ...'a karşı kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 4. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığı temyiz isteği; temyiz dilekçesinin gereği yapılarak dosyanın Yargıtay' gönderilmesine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde sanık ...'nın katılan ...'un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş kendi fotoğrafının bulunduğu sahte sürücü belgesini kullanarak Sinop ili... ilçesinde araç kiralama işi yapan katılan ...'dan 19 ** 856 plakalı aracı kiraladığı, araç kiralama sözleşmesini ... ismiyle imzaladığı, sanığın kiralamış olduğu araç ile...iline geldiği, Huzur Emlak isimli iş yerine giderek kendisini ... olarak tanıttığı ve ev almak istediğini, aynı zamanda aracını satmak istediğini söylediği, emlak ofisinde bulunan tanık ...'un sanığı galericilik yapan katılan ...'a yönlendirdiği, ... ismini ve kimliğini kullanan sanık ile katılan ...'ın 19.500,00 TL karşılığında aracın satışı hususunda anlaştıkları ve 17.10.2012 tarihinde sanığın sahte olarak düzenlenmiş ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile...2. Noterliğinde aracın satışını gerçekleştirdiği, katılan ... tarafından satış bedelinin nakit olarak ödendiği, galerici olan ve yapılan sahtecilikten haberi olmayan katılan ...'ın aracı 20.10.2012 tarihinde mağdur ...'a sattığı, bu şekilde sanığın atılı suçlardan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, katılanlar ve tanıkların iddia ve oluşa uygun beyanları, gerek soruşturma gerekse mahkeme huzurunda sanığı teşhis ettiklerine dair tutanakların içeriği ile güvenlik kamera izleme tutanağı, araç kiralama ve araç satış sözleşmelerinin mevcudiyeti karşısında toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanığın eylemlerine uyan suçlardan cezaladırılmasına dair vicdani kanıya ulaşan Mahkemece temyize konu mahkûmiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılanlar ... ve ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen istemi reddedilmiştir. B. Özel Belgede Sahtecilik ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçların Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Ancak; 1. Suç tarihinde sanığın katılan ...'un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş kendi fotoğrafının bulunduğu sahte sürücü belgesini kullanmak suretiyle katılan ...'dan 19 ** 856 plakalı aracı kiralayarak sahte araç kiralama sözleşmesi düzenlemesi ve kiralamış olduğu aracı ... adına sahte olarak düzenlemiş olduğu nüfus cüzdanı ile 17.10.2012 tarihinde...2. Noterliğinde katılan Tark Zor' a satmasından ibaret eyleminin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın artırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alındığında; sanık hakkında tek bir kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılmasının gerektiği gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle ceza tayin edilmesi, 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılanlar ... ve ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle...Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçların Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle...Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.