Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26341 E. 2024/4266 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26341
- Karar No
- 2024/4266
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/71 E., 2016/271 K. SUÇLAR : Suç uydurma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas 2016/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası,53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; katılanın zararını gidermiş olmasına rağmen hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın katılana ait şirkette çalıştığı, 02.12.2014 tarihinde şirketin 43.200,00 TL parasını çekerek görevi gereği ilgili yerlere dağıtması akabinde kalan 9.100,00 TL ile de kumar oynayarak tamamını kaybetmesi üzerine; şirkete ait 16 *** 19 plakalı araçla toprak tümseğe vurarak kaza süsü verdiği, yanına gelen vatandaşlara baygın numarası yaparak hastaneye kaldırıldığı, şirket yetkilileri hastaneye geldiğinde kaza neticesi baygın vaziyetteyken araçta bulunan şirkete ait paranın çalındığını söylediği devamında kaza yaptığı yere giderek kolluğa kaza yaptığı araçtan para çalındığını ihbar ettiği, olaya müdahil olan kolluk kuvvetlerinin şüphesi üzerine sanığın gerçekleri anlatması neticesi; eylemleri ile şirkete ait para üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu ile işlenmediğini bildiği hırsızlık suçunu delil ve emare uyduracak şekilde yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbarda bulunarak suç uydurma suçunu işlediği iddia ve kabul olunarak hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas 2016/271 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas 2016/271 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.