Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25944 E. 2025/13083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25944
- Karar No
- 2025/13083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/194 E., 2015/229 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmesine rağmen, aynı Kanun'un 52. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi, 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi, 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının dikkate alınmaması, 4. 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılması gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin III-5. fıkrasında yer alan "24 eşit taksit" ibaresinden önce "birer ay ara ile" ibaresinin eklenmesi, aynı bendin son cümlesinde yer alan "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin hükümden çıkarılması, hak yoksunluklarının uygulandığı III-7. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3. maddelerindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına" paragrafının eklenmesine ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının hükümden tamamen çıkartılarak yerine, "Yargılama gideri olan 9,00 TL'nin terkin sınırları içerisinde kalması nedeniyle, bu giderin CMK'nın 324/4 maddesi gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.02.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 20.08.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.