Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30342 E. 2025/13086 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30342
- Karar No
- 2025/13086
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/291 E., 2012/312 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraz kanun yoluna tabi olup temyizinin mümkün bulunmadığı, katılan kurum vekilinin bir kısım sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan hükümler dışında, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durum bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli ve 2012/6-1490 Esas, 2013/59 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklar haklarında suç örgütü kurmak, yönetmek veya üye olmak suçundan açılan davalarda, suçun kamunun güvenliğine karşı işlenen suçlardan olması ve niteliği itibarıyla şahısların doğrudan zarar görmelerinin ve davaya katılmalarının mümkün olmadığı, bu suça ilişkin olarak usule aykırı verilen katılma kararının da hukuken temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle, REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Kurulan Hükümler Yönünden UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre, sanıklar ... ve ...'ın 21.08.2017 tarihinde, sanık ...'in ise 10.01.2019 tarihinde, öldüklerinin anlaşılması karşısında, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, bilgisayar mühendisi sanık ...'ın, Diyarbakır ili ve çevre illerdeki bazı fabrika ve işyerlerinin sahipleri ile anlaşarak dijital elektrik sayaçlarına, sayaçların program şifrelerini kırmak sureti ile yetkisiz erişim sağlayarak endeksleri geriye aldığı, dijital sayaçların üretim tekniğini, program yazılımını tecrübesi ile tespit ederek şifrelerini kırdığını, sayacın optik portuna entegre ettiği ve kendi geliştirdiği bir aparat ile sayacın dijital anlamda içine girdiğini, daha sonra sayacın dijital numaratörlerini endeksini mevcut sayıdan daha düşük fakat bir önceki okuma sayısından fazla olmak kaydı ile düşürdüğü, tüketilen gerçek enerji miktarının sayacı okumakla görevli personelin daha az okumasına ve fatura düzenlemesine neden olarak tüketilen enerjinin bedelinden çok daha az bir miktarın ödenmesini sağlayarak abonelerden bu işlem karşılığı belirli miktarlarda yüzde olarak para aldığı, bu yöntemi aynı fikir ve eylem birliği içerisinde çalıştığı diğer sanıklara öğreterek birlikte hareket ettikleri, böylelikle kamuyu zarara uğratıp haksız kazançlar elde ettikleri iddia olunan olayda, suç tarihi itibarıyla sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f maddesinde ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren sanıkların lehine olduğu anlaşılan, 6352 sayılı Kanun'un 83. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu, bu suç için Kanunda öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibarıyla tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 22.02.2006 ve öncesi 6 aylık dönem olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekili, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ...'un temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, inceleme konusu olan hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ..., ... ve ... hakkında inceleme konusu olan suçlardan açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle, diğer sanıklar hakkındaki açılan kamu davalarının ise, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.