Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25383 E. 2023/10326 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25383
- Karar No
- 2023/10326
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/143 E., 2019/416 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2013 tarihli ve 2012/374 Esas, 2013/570 Karar sayılı kararıyla, sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2013 tarihli ve 2012/374 Esas, 2013/570 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2017/1385 Esas, 2019/545 Karar sayılı kararıyla; "Ticaret yapmak maksatlı Türkiye’de bulunan Özbekistan uyruklu katılanın, ikamet tezkeresi almak için yaptığı başvuruda yetkili makamlarca bir banka hesabı açtırıp 3.000,00 Dolar parayı bu hesaba yatırmasının istenmesi üzerine kaldığı otelde tanıştığı sanıktan yardım istediği, sanığın kendisine verilen 2000,00 Euro’yu döviz bürosunda 2.600,00 Dolara çevirdiği, katılanın da bu paraya 400,00 Dolar daha ilave ettiği, birlikte Akbank ... Şubesine gittikleri, sanığın katılanı oturtup parayı yatıracağını söylediği, bir süre sonra parayı yatırdığını belirtip iki adet dekont verdiği, katılan daha sonra bankaya gidip parasını çekmek istediğinde adına hesap açılmadığını ve parasının yatırılmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini belirtmişse de katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık anlatımları, banka ve Emniyet Müdürlüğü yazıları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamında kalan dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, yazılı beraat hükmünün tesisi, " Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/143 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işlemediği dikkate alınarak hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Ticaret yapmak amacıyla Türkiye’de bulunan Özbekistan uyruklu katılanın, ikamet tezkeresi almak için yaptığı başvuru nedeniyle yetkili makamların, bir banka hesabı açtırıp 3.000,00 Amerikan Dolarını bu hesaba yatırmasını istemesi üzerine kaldığı otelde tanıştığı sanıktan yardım istediği, sanığın kendisine verilen 2000,00 Euro’yu döviz bürosunda 2.600,00 Amerikan Dolarına çevirdiği, katılanın da bu paraya 400,00 Amerikan Doları daha ilave ettiği, birlikte Akbank ... Şubesine gittikleri, sanığın katılanı oturtup parayı yatıracağını söylediği, bir süre sonra parayı yatırdığını belirtip iki adet dekont verdiği, katılanın daha sonra bankaya gidip parasını çekmek istediği bunu üzerine adına hesap açılmadığını ve parasının yatırılmadığını öğrendiği anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılanın aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır. 4. Tanık Bekir'in beyanları dava dosyasında mevcuttur. 5. Sanık tarafından adı yazılarak imzalanmış banka makbuz suretleri dava dosyasında bulunmaktadır. 6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği ancak sanığın kabul etmemesi nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında mevcut, 25.03.2019 tarihli Uzlaştırma Tutanağı'ndan anlaşılmıştır. 7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Katılanın anlatımları, tanık beyanı, banka makbuz suretleri ve Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı içeriği karşısında; sanığın suçu sübuta ermekle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/143 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.