Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23673 E. 2024/394 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23673
Karar No
2024/394
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/15 E., 2016/61 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikayetçi ...'ın 23.03.2015 tarihli talimat duruşmasında katılma talebinde bulunduğu, ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla; şikayetçi ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/15 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 100 TL adli para cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ..., sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğunu, sanık ... yönünden verilen cezanın ertelenmesine ilişkin kararın şartlarının oluşmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. 2. Sanık ..., hükümde isabet olmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'in 28.02.2014 tarihinde sanık ...'ye ...plaka sayılı aracı üç günlüğüne kiraladığı, üçüncü günün sonunda...'nin aracı verdiği diğer sanık ...'in getirmediğini katılana bildirmesi üzerine katılanın sanık ...'i arayıp aracın sınır karakolunda yanında olduğunu beyan etmesi sonrası katılanın şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia olunmuştur. 2. Sanık ... savunmasında, ... ile aramızda husumet bulunduğunu, ...plakalı araç ile bir alakası olmadığını beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında; aracı katılandan kiraladığını, dayısının çok yakın arkadaşı olan diğer sanık ...'in çok kısa bir süreliğine araca ihtiyacı olduğunu, nişanlısını gezdireceğini söylediğini, sakınca görmeyip kiraladığı araca kendisine çok kısa süreliğine verdiğini, aracı istediği sırada yanında bulunan arkadaşı Nur... Güven'in bulunduğunu, suç kastının olmadığını beyan etmiştir. 4. Tanık... beyanında, ...in kiraladığı araç ile gezerken kendisini ... olarak tanıtan sanığın nişanlısını gezdirmek için arabayı emanet olarak istediğini, ısrar edince...'nin de aracı verdiğini, sanık ...'in gösterilen fotoğraflardaki şahıs olduğunu beyan etmiştir. 5. Mahkemece, sanık ...'nin suç işleme kastı bulunmadığından beraatına, sanık ...'in yönünden üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyetine dair hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza kanunu'nun 155 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanını türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 Sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem, sanığın sorgusunun yapıldığı 23.03.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, 2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “Güveni kötüye kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir. 3. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, verilen hapis cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/15 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak ,oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/15 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/23673, K. 2024/394, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-23673-e-2024-394-k-ae4a7a77ad20