Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22531 E. 2025/5457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22531
- Karar No
- 2025/5457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/375 E. 2014/370 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesi uyarınca temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması ve temyizinin mümkün bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin incelenmeksizin iadesi gerektiği, sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan ve katılan vekilinin itirazına ilişkin merciince inceleme yapıldığından, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükümler İle Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılan kamu davasında, sübuta yönelik karar verilmesi yerine, oluşa uygun düşmeyecek şekilde eylemlerin dolandırıcılık suçunun unsurunu oluşturduğunun kabulü ile ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olması karşısında, Sanıklara yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Ç.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde Sanıkların, incelemeye konu dosya ile aynı gün ele alınan ve Dairemizin 2021/20022 Esas sırasında kayıtlı olan dosyadaki sanık ... ile birlikte iştirak halinde hareket etmek suretiyle, fiilen çalışmadıkları hâlde ... isimli iş yerinde 33 kişiyi, ... Enerji isimli iş yerinde 49 kişiyi çalışıyormuş gibi göstererek işe giriş çıkış bildirimi düzenlemek suretiyle sahte sigortalılık kaydı oluşturdukları, sigortalı gösterilenlerin fiillen çalıştırılmadığı ve bir kısmının tedavi masraflarının kurum tarafından karşılandığı, bu şekilde atılı suçu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; a.Her ne kadar Mahkemece, sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli hareketlerinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıklara atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, b.Kabul ve uygulamaya göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 tarihli ve 2014/12-388 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında, cezaları ertelenen sanıklar hakkında belirlenen denetim sürelerinin hükmedilen cezaların süresinden az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesine aykırı davranılması, yine, aynı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.