Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22360 E. 2024/8900 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22360
Karar No
2024/8900
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/292 E., 2019/158 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında kurulan ilk beraat hükümlerinin temyiz edilmeyerek kesinleştiği, adı geçen sanıklar hakkında yeniden kurulan beraat hükümlerinin hukuki değerden yoksun bulunduğu; Eşya sahibi ... vekilinin temyizi yönünden; eşya sahibinin sanığa yüklenen dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi 15 gün olarak gösterilerek taraflar temyiz süresinde yanıltıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2013 tarihli ve 2012/1181 Esas, 2013/736 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine; sanıklar ... ve ...'un 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinici fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; üzerine tedbir konulan 12.890,00 TL paranın katılana iadesine karar verilmiştir. 2. Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2013 tarihli ve 2012/1181 Esas, 2013/736 Karar sayılı kararlarının sanık ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.05.2017 tarihli ve 2015/10579 Esas, 2017/11252 Karar sayılı kararı ile, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine; sanıklar ... ve ...'un 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinici fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; üzerine tedbir konulan 12.890,00 TL paranın katılana iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... (Kuluç) müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, haksız olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmadığına, 2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin bozularak, mahkumiyet kararı verilmesine, 3. Eşya sahibi ... Vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin sanık ...'a sattığı altınlar karşılığında paranın hesabına gönderildiğine, bu nedenle iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğuna, haksız olarak katılana iadesine karar verilen söz konusu paranın eşya sahibine verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanı telefonla arayan şahsın kendisini başkomiser ... olarak tanıtıp katılan adına 4 adet kredi kartı çıkarıldığını, bankadaki hesaplarından para çekildiğini, savcılık tarafından tekrar operasyon yapılarak paranın yerine konulacağını beyan ederek katılanın sanık ...'ın Yapı Kredi Bankasındaki hesabına toplam 19.000,00 TL para havale etmesini sağladığı, paranın bir kısmının sanık tarafından çekildiği, kalan kısmının ise kuyumculuk yapan ...'in hesabına havale edilerek altın alındığı ve sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, haklarında beraat kararları verilen temyiz dışı sanıkların hesabını kullanmak istediklerini söylemeleri üzerine hesap numarasını verdiğini, gelen paranın bir kısmını bankadan çektiğini, kalan 12.890,00 TL'sini ise kuyumcudan altın almasını söyledikleri için kuyumcunun hesabına gönderdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, kararlaştırılan edimin sanık tarafından ödenmemesi üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. 4. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, katılan ve tanık beyanları, uzlaştırmanın sağlanamadığına dair rapor, CD inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasının lehe olduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, üzerine tedbir konulan Yapı Kredi Bankası ... şubesinde bulunan 12.890,00 TL paranın üzerindeki tedbir kararının kaldırılarak katılan ...'a verilmesine, eşya sahibi ...'in paranın kendisine verilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Cumhuriyet Savcısı ve ... Vekilinin Temyizleri Yönünden Bozma öncesi kesinleşen beraat hükümleri yönünden yeniden kurulan hükümler hukuki değerden yoksun olduğundan Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle de ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden 1. Tüm dosya kapsamı itibarıyla, Mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamama gerekçesinin yasal olduğu görülmüş ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Cumhuriyet Savcısı ve ... Vekilinin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararlarına yönelik, Cumhuriyet savcısı ve ... vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22360, K. 2024/8900, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22360-e-2024-8900-k-cc4f31f137f1