Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27208 E. 2024/8897 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27208
- Karar No
- 2024/8897
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/93 E., 2019/620 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2013 tarihli ve 2013/3175 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 58 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2013/535 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2013/535 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.11.2017 tarihli ve 2017/22690 Esas, 2017/22896 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2017/1509 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir. 5. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/93 Esas, 2019/620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ile katılanın, Denizli Kınıklı'da berberlik yapan tanık ....,'nın dükkanında tanıştıkları, sanığın kendisini ... olarak tanıttığı, Sosyal Sigortalar Başmüfettişi olduğunu, katılanın 3.000,00 TL para vermesi halinde mevcut hastalıklardan dolayı erken emekli olmasını sağlayacağını söyleyip 2.000,00 TL parasını aldığı parayı alan sanığın katılanın emekli olması hususunda hiçbir girişimde bulunmadığı, katılanın daha sonra sanığa ulaşamadığı ve bu suretle haksız menfaat temin ettiği yönünde üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Tanık ...., katılanın anlatımını doğrulamıştır. 3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Mahkemece sanığın beyanı, katılanın beyanı, tanık ve tüm dosya kapsamına göre uzlaştırma işleminin de olumsuz sonuçlanması nedeniyle sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.11.2017 tarihli ve 2017/22690 Esas, 2017/22896 Karar sayılı bozma ilamından önce verilen ve yalnızca sanık ve müdafii tarafından temyiz edilen 26.01.2016 tarihli kararda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 ve 80,00 TL adli para cezasının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/93 Esas, 2019/620 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmasına ve yerine "1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın sonuç ceza miktarı itibarıyla 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.07.2024 tarihinde karar verildi.