Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21980 E. 2023/7982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21980
- Karar No
- 2023/7982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/188 E., 2015/224 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 04.11.2011, 16.11.2011, 05.12.2011, 15.12.2011 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanık ...'ın yokluğunda verilip bilinen son adresi olan 30.12.2014 tarihli duruşmada beyan ettiği adresine 02.07.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.01.2016, 08.02.2016 tarihlerinde temyiz isteğinde bulunduğundan, temyiz isteğinin süresinden sonra olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, hükümler yokluğunda verilen sanık ...'ın bilinen son adresi yerine farklı adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2012/188 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararında; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'ya karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4'er yıl hapis ve 14.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'na karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4'er yıl hapis ve 20.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 3. Sanıklar hakkında katılan ...'a karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4'er yıl hapis ve 14.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 4. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanığın olayları inkâr etmediğine ancak mesleğini icra edip ucuz olması nedeniyle hacizli ipotekli yerleri alıp satışa sunduğuna, aldığı paralara karşılık senet ve tahsilat makbuzları verdiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, teşdit miktarının fahiş olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hakkaniyet ilkesini zedelediğine, sanığın suç kastıyla hareket etmediğine ve ekonomik krizden dolayı ödeme güçlüğüne düştüğüne, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanığın ücretli çalıştığı yerde şirket sahibi ve temsilcisinin talimatlarını yerine getirerek sadece evleri müşterilere gösterdiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, teşdit miktarının fahiş olduğuna, olayların zincirleme suç kapsamında kaldığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanık ......'un suç tarihlerinde... Emlak İnş. Ltd. Şti. isimli şirketin sahibi olduğu, sanık ...'in bu şirkette gayriresmi olarak ofis müdürü ve aynı zamanda emlak satış danışmanı, sanık ...'ın da yine aynı iş yerinde satış danışmanı olarak çalıştıkları, bu iş yerinin ... il merkezinde emlak alım satım işinde faaliyet gösterdiği, alım satım işlerini internet ve gazete ilan yoluyla da destekledikleri, satmak veya kiralamak istedikleri yerlerle ilgili hem internette hem de gazetede ilan vererek duyuru yaptıkları, ayrıca iş yeri bürosunun cam kısımlarına da satış ilanı astıkları ve bu şekilde çalıştıkları, bu dönemde sanıkların birlikte hareket ederek sahiplerinden habersiz olarak bazı evlerle ilgili satış ilanı verdikleri, yine kiralanması için kendilerine verilen yetkiyi kötüye kullanarak kiralanması istenen evleri satılıkmış gibi göstererek satış ilanı verdikleri, katılanların da ev almak istedikleri ve bu amaçla kiminin internet ortamında yaptıkları araştırmada kiminin ise gazete ilanı veya bizzat... Emlak'ın kapı veya penceresinde asılı bulunan satılık ev ilanlarını görmeleri üzerine... Emlak ile irtibata geçtikleri ve sanıklar ... ve..... ile muhatap oldukları, sanıkların kendilerine başvuran müşterileri kandırmak için onlar nezdinde güven oluşturmak amacıyla suça konu olan ve suç tarihinde gerçekte satılık olmayan evleri katılanlara gösterdikleri, evlerin gerçek sahiplerinin haberleri olmadan fiyatı üzerinde pazarlık yaptıkları ve söz konusu evleri satmak amacıyla satılık ilanından belli bir miktarda düşük fiyata satma hususunda anlaştıkları, bu şekilde katılanları kandırmaya yönelik faaliyette bulundukları, yine onlar nezdinde güven oluşturmak için şikâyetçilerden bazılarını daire sahibi olarak gösterdikleri, gerçekte daire sahibi olmayan kişilerle telefon görüşmesi yaptırdıkları veya katılanlar daireyi görmeye gittiklerinde orada bir kişiyi sanki daire sahibiymiş gibi kendilerine tanıttıkları, bu şekilde katılanlarda güven oluşturdukları, bu kişilerin tamamen iyi niyetle ev alma amacıyla hareket ettikleri, yapılan pazarlık sonucunda sanıkların oluşturdukları güvene de inanarak suça konu olan daireleri katılanların satın aldıkları hususunda inandırıldığı ve kendilerinden kapora alındığı, tapu masrafı ve tapunun devri için para gerektiği, yine tapunun en kısa zamanda devredileceği hususunda görüşerek katılanların tam olarak bu evleri alması hususunda güven oluşturup pazarlık yaptıkları, bunun neticesinde onların da iyi niyetli bir şekilde sanıkların hileli hareketlerine kanarak evleri satın aldıklarını zannettikleri ve yakında parayı vererek tapusunu üzerlerine alacaklarına inandıkları, pazarlıkların yapılmasından hemen kısa bir süre sonra iyi niyetli ve inandırılmış olan katılanlara evlerin üzerinde icra yani haciz işlemi olduğunu bu nedenle satılan evin tapu işlemi ve devrinin yapılabilmesi için icranın kalkması gerektiğini bunun için de acil olarak bir miktar para gerektiğini bu parayı hemen getirmeleri aksi takdirde tapu devrinin olamayacağı hususunda katılanları kandırdıkları, evleri satın aldıklarını ve en kısa zamanda tapularını alacaklarını düşünen katılanları tapu için gerekli olduğu düşüncesiyle aslında olmayan icra işlemlerinin kalkması için sanıklara para verdikleri, sanıkların da katılanların kendilerinden şüphelenmemeleri için bugün yarın işlemleri halledeceklerini ve tapuda devir yapacaklarını belirterek onları oyaladıkları, daha sonra telefonlara çıkmamaya ve telefonlarını kapatmaya başladıkları ve en sonunda da... Emlak isimli büroyu kapatarak sanıkların her üçünün de ortadan kayboldukları, suça konu olayların tüm katılanlar bakımından benzer şekildeki hileli hareketlerle gerçekleştiği, bu kapsamda sanıklar..... ve ...'ın katılan ...'den 13.500,00 TL, katılan ...'tan 18.300,00 TL, sanıkların katılan ...'dan 13.500,00 TL, sanık ......'un katılan ...'den 28.000,00 TL aldıkları, bu hususların katılanların olaylara ilişkin samimi anlatımları ile tanık olarak dinlenen V.U. ve M.V.nin beyanları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların dolaylı ikrarlarını içerir savunmaları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, katılanların beyanları dikkate alındığında tümünün benzer şekilde beyanda bulundukları, ev alma hususunda inandırıldıkları, tapu alacakları zannı ile ev üzerindeki icra ve borcu kaldırmak için ödeme yaptıklarına inandırıldıkları ve bu düşünce ile sanıklara para verdiklerini beyan ettikleri, yine tanıkların da benzer şekilde sanıklarla muhatap oldukları ve aynı şekilde dolandırıldıklarına ilişkin beyanları, sanıkların acil olarak 3-4 tane ev satma amacı yani acil olarak para bulmak amacıyla hareket ettiklerine ilişkin savunmaları, suça konu olaylardan sonra... Emlak Bürosunu kapatarak ortadan kaybolmaları, katılanların telefonlarına çıkmamaları ve bu suçların hepsinin 2011 yılının 11 ve 12 nci ayları arasında işlenmesi, hepsinde hileye yönelik benzer taktik ve tekniğin uygulanması, tüm bu hususlar dikkate alındığında sanıkların savunmalarının doğru olmadığı, sübut bulan eylemlerinin basit dolandırıcılık suçu kapsamında kalmayıp 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir ve şirket yöneticilerinin şirket adına hareket ederek dolandırıcılık suçunu işlemesi kapsamında kaldığı,... Emlak'ın suç tarihlerinde bir limited şirket ve sanık ......'un da bu şirketin sahibi olduğu, diğer sanıkların ise şirkette aktif olarak görev aldıkları, atılı suçları birlikte işledikleri, sanıkların kastlarının ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, katılanların mağduriyet durumları ve hileye yönelik hareketlerinin ağırlığı dikkate alındığında takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına, katılanların zararlarının halen de giderilmediğinden 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanıkların geçmişleri, kişilik özellikleri, suçtan sonraki davranışları dikkate alındığında sanık ......'un geçmişinde de suç işlediği, sabıkalı bir kişiliğinin olduğu, her üç sanığın da suç işlemeye meyilli kişiliğe sahip oldukları, birlikte hareket ederek benzer yöntemlerle hiç tereddüt etmeden katılanlara yönelik suçları işlemeleri, suçtan sonra pişmanlıklarını gösterir olumlu bir hal ve hareketlerinin gözlemlenememesi dikkate alındığında haklarında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kısmen kabul etmedikleri, kısmen tevilli olarak ikrar ettikleri belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kurumların cevabi yazıları, tahsilat makbuzları ve senet belgelerinin örnekleri, katılanlar ile tanıklar V.U. ve M.V.nin beyanları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın yokluğunda verilip bilinen son adresi olan 30.12.2014 tarihli duruşmada beyan ettiği adresine 02.07.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.01.2016, 08.02.2016 tarihlerinde temyiz isteğinde bulunduğu ve bu nedenle temyiz isteğinin süresinden sonra olduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Sanık ... Yönünden a) Katılan ...'ya Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2012 tarihli ve 2012/482 nolu iddianamesi ile katılan ...'ya yönelik eylem nedeniyle sanık hakkında açılan bir dava bulunmadığı hâlde iddianame dışına çıkılarak mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. b) Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden i) Tebliğname Yönünden Katılan ...’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu konuda bozma talep eden Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. ii) Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak cezalar tayini ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçeleri yeterli ve hukuka uygun olduğundan hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış; gerekçeli karar başlığındaki suç tarihlerinin 04.11.2011, 16.11.2011 tarihleri olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık ... Yönünden Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 16.11.2011 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden Gerekçe bölümünün ("B" kısmının "B-1-a" alt bölümü dışındaki) açıklanan nedenlerle ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2012/188 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Gerekçe bölümünün ("B" kısmının "B-1-a" alt bölümünde) açıklanan nedenle ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2012/188 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.