Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21690 E. 2023/7553 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21690
Karar No
2023/7553
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/103 E., 2015/463 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/463 Karar sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve lehe hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir 3. Sanık ... vasisinin temyiz isteği; ...'ın bipolar rahatsızlığına sahip olduğuna ve sanık ... tarafından kandırıldığına ilişkindir. 4. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanı 20.02.2014 tarihinde arayan erkek şahsın kendisini polis memuru olarak tanıtıp operasyon yaptıklarını söyleyerek katılandan vereceği hesap numarasına para yatırmasını istediği, katılanın da aynı gün sanık ...'a ait kredi kartına 5.000,00 TL yatırdığı, 4.000,00 TL daha yatıracağı esnada ise güvenlik güçlerince durdurulduğu anlaşılmıştır. 2. Yapılan soruşturma neticesinde 20.02.2014 tarihinde sanık ...'a ait kredi kartıyla sanık ...'ın ATM'den para çekmeye çalıştığı, sanık ...'ın ise ... Kuyumculuk adlı iş yerinde alışveriş yaptığı tespit edilmiştir. 3. Sanık ... savunmasında; tam olarak hatırlayamadığı bir tarihte kredi kartını kaybettiğini ve gerekli yerlere bildirdiğini, katılanın dolandırılması olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. 4. Sanık ... savunmasında; ...'ın isteği üzerine ... Kuyumculuk isimli iş yerine gidip pos cihazından 5.000,00 TL çektirdiğini ve bu parayı ...'a verdiğini, olay nedeniyle herhangi bir menfaat sağlamadığını beyan etmiştir. 5. Sanık ... savcılıktaki ifadesinde; kendisine suça konu kredi kartını ...'ın verdiğini ve karta para gelip gelmediğine bakmasını istediğini, kendisinin de ATM'ye gidip karta para geldiğini gördükten sonra kartı ...'a iade ettiğini beyan etmiş ise de kovuşturma aşamasında alınan savunmasında kredi kartını ...'ın değil ...'ın verdiğini, savcılıktaki ifadesini ...'ın baskısı altında verdiğini beyan etmiştir. 6. Sanık ... savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 7. Mahkemece, sanıklar ..., ... ve ...'ın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunu iştirak halinde işledikleri kabul edilmiş, sanık ...'ın ise diğer sanıklar ile iştirak ilişkisi içerisinde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Dosya kapsamında sanık ...'ın şizofreni hastası olduğu ve vesayet altına alınmasının uygun olacağına dair Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 03.02.2010 tarihli sağlık kurulu raporu olduğu ve bu rapor sonucunda ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.03.2010 tarihli ve 2009/2525 Esas, 2010/1041 Karar sayılı ilamı ile sanığın kısıtlanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'ın suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığının sağlık kurulu raporu ile saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden mahkumiyete hükmedilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararırına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... vasisi ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21690, K. 2023/7553, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21690-e-2023-7553-k-6c52e4839d55