Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21100 E. 2023/6147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21100
- Karar No
- 2023/6147
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/24 E., 2015/372 K. SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/24 Esas, 2015/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a.Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 46.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olmasına ve lehine olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, olay tarihinde katılana kendisini "... Demir" olarak tanıtıp aldığı 5000 balya saman karşılığında suça konu ... Beşyüzevler/İstanbul Şubesine ait 20.03.2014 keşide tarihli, 28.000 TL bedelli, lehtarı ... Demir olarak gözüken sahte çeki katılan ...'e verdiği, sanığa ulaşılamaması nedeniyle çekin bankaya kontrol için götürüldüğünde çekin tamamen sahte olduğunun ortaya çıktığı, bu nedenle sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, katılanı tanımadığını, Lüleburgaz'a zaman zaman saman ve slaj işleri ile uğraştığı için satın almak için gittiğini, geçen sene gitme sebebinin asker olan yeğenini ziyaret amacıyla gittiğini, katılanın kendisini nasıl nasıl teşhis ettiğini bilmediğini beyan etmiştir. 3. Katılan ... aşamalarda alınan beyanında özetle, Lüleburgaz Emirali köyünde çiftçilik yaptığını, 21.02.2014 tarihinde ... olarak bilinen ve saman tüccarlığı yapan şahsın yanında kendisini "... Demir" olarak tanıtan sanığın köylerine geldiğini, aralarında saman alışverişi olduğunu, 5.000 balya saman karşılığında kendisine 22.02.2014 tarihinde suça konu çeki verdiğini, sanığa ulaşamayınca şüphelenip çeki bankaya kontrol ettirdiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiğini beyan etmiş, yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği tespit edilmiştir. 4. Suça konu çek ile ilgili olarak; soruşturma aşamasında İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 11.07.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin sahte olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu, çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları ve keşideci imzası ile ... ve ... isimli şahısların mevcut mukayese el yazıları ve imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden ilgi ve irtibat tespit edilemediği şeklinde rapor düzenlendiği tespit edilmiştir. 5. Mahkemece, "...saman alım satım işlemlerinin yapılması için tarafların gittiği T Shop isimli işyerinin güvenlik görüntülerinden kendisini ... Demir olarak tanıtan sanığın görüntüleri katılan vasıtasıyla tespit edildiği ve bu görüntüler yardımıyla kolluk görevlileri tarafından sanığın ilçedeki otellerde kalıp kalmadığı hususu araştırıldığı, sürücü otel görevlisi tarafından bu şahsa benzer birinin kaldığı odanın temizliği sırasında sanık ...'a ait bir çağrı kağıdı bulunmuş olduğunun tespit edildiği, kolluk görevlilerinin otel görevlisinden temin ettiği kimlik bilgileri doğrultusunda sanığın fotoğrafının katılan tarafından tereddüte mahal vermeyecek şekilde teşhis edilmesi ve otel odasında bulunan çağrı kağıdı üzerindeki kimlik bilgileri de dikkate alındığında, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı.." gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Gerekçeli karar başlığında "05.03.2014" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, katılanın 05.03.2014 tarihli kolluk beyanında, suça konu çeki 22.02.2014 tarihinde aldığını beyan etmesi karşısında, suç tarihinin "22.02.2014" olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde; somut olayda, sanığın eylemi neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 28.000,00 TL’nin iki katı olan 56.000,00 TL için 2.800 gün adli para cezası belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 20,00 TL ile çarpılarak 46.660 TL adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken 46.600 TL belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/24 Esas, 2015/372 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.