Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20267 E. 2025/3873 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20267
Karar No
2025/3873
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanık ile katılanın evli oldukları dönemde katılanın, kendi adına çek keşide etme konusunda eşi olan sanığa 11 Şubat 2013 tarihli Noter Vekâletnamesi ile verdiği yetkiyi, 28 Mart 2013 tarihli Azilname ile geri aldığı, Azilname'nin sanığa 09.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın, azledildikten sonra ...Bankası Yazır Şubesine ait 6.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çekleri, 15.10.2013 tarihinde ... ve 31.09.2013 tarihinde ... adına keşide ederek aralarındaki ticari ilişki kapsamında verip ürün satın aldığı olayda, dolandırıcılık suçunun mağdurlarının ... ve ... oldukları, ... (...)'ın bu suçun mağduru olmamakla 5271 sayılı CMK’nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği sanık hakkında bu suçtan verilen kararı temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı, çeklerde son ciranta olarak görülen ... Ltd. Şti. Yetkilisi ve ... Tek Ltd. Şti. Yetkilisinin, talimat yoluyla tespit olunan beyanlarında, şikâyetçi olmadıklarını beyan ettikleri ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1 maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ... (...)'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.04.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20267, K. 2025/3873, T. 07.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20267-e-2025-3873-k-45a4f85bb898