Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19576 E. 2023/2707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19576
Karar No
2023/2707
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2013/113 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 36.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, mahkûmiyet kararlarında alt sınırdan uzaklaşılmış ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmediğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; suça konu çekin temyiz dışı sanık ... tarafından piyasaya sürüldüğüne, ...'ın eniştesi olması sebebiyle onun hakkında şikâyetçi olamadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, delillerin yeterli olmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, çekten dolayı katılanda oluşan zararın giderildiğine, mahkemece bu hususun katılana sorulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, gıda toptancılığı yapan katılanlardan aldığı mal karşılığı suça konu ... Katılım Bankası A.Ş. Konya Şubesine ait keşidecisi ... İnşaat Reklam Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı sanık ..., 31.08.2012 keşide tarihli, 22.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı; 06.03.2013 tarihli kriminal rapora göre, çekin sahte olduğu, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylık fark edilemeyecek niteliklikte olduğu cihetle, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık kollukta alınan beyanında, suça konu çeki halasının kocası olan temyiz dışı sanık ...'tan aldığını; Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında, suça konu çeki parkta otururken yanına gelen açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği ismini ... olarak söyleyen bir şahıstan aldığını; yargılama aşamasında ise, suça konu çeki temyiz dışı sanık ...'ı tanıdığını söyleyen kimselerden aldığını, ticari işlerinden dolayı da katılan ...'e verdiğini savunmuştur. Temyiz dışı sanık ..., sanık ile parkta otururken yanlarına birisinin geldiğini ve sanık ile sohbet ettiğini, sanığa çek verip vermediğini görmediğini beyan etmiştir. 3. Mahkemece; sanığın sahte ve aldatıcılık niteliği bulunan suça konu çeki, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılan ...'in sahibi olduğu fiilen katılan ... tarafından idare edilen işyerine verdiği, sanığın çeki kimden aldığı hususunda çeki verenin açık kimlik ve adresini teyit edecek bilgi vermediği, aynı hususta tüm aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunduğu, bu şekilde meydana gelen olayda suça konu sahte çeki bilerek alışverişte kullandığı kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2013/113 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19576, K. 2023/2707, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19576-e-2023-2707-k-f62fe2fcf129