Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19505 E. 2025/7683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19505
- Karar No
- 2025/7683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/204 E., 2015/81 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Katılanlar ..., ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik sanık müdafi tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-i maddesine aykırılık suçundan kamu davası açılmış ve sanığa ek savunma hakkı verilmeden aynı maddenin (h) fıkrasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; bu husus ceza miktarı açısından sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Katılanlar ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik sanık müdafi ile katılanlar ... ve ... vekili tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Müteahhit olan sanığın, kat karşılığı inşaat yapacakmış gibi arsa sahibi ... ile anlaştığı, ancak bu arsaya ve 298 parseldeki diğer arsaya inşaat yapma niyetinin olmadığı, inşaaata başlamadığı, inşaata ilişkin proje çizdirmediği, ruhsat almadığı, ruhsat başvurusu dahi yapmadığı, buna rağmen sanki 1447 ve 298 nolu parsellerde inşaat yapacakmış gibi katılanlarla görüşüp onlara buralarda yapacağını söylediği inşaatlardan daire satıp teslim etmeyi vaadettiği, katılanların da serbest meslek sahibi olan sanığa güvenerek bu işe girdikleri, katılanlar .. ve ...'nın 50.000,00 Türk lirası peşinat vererek sözleşme imzaladıkları, daha sonra 20.000,00 Türk lirası ara ödeme yaptıkları, katılan ...'nun 73.500,00 Türk lirası peşinat vererek sözleşme imzaladığı, katılan ...'ın 50.000,00 Türk lirası peşinat vererek sözleşme imzaladığı, ....'da yeni yapılan daire fiyatlarının brüt m² sinin 1.000,00 Türk lirası civarında iken 3 oda 1 salon dairenin katılanlara 95.000 Türk lirası ve altındaki bedellerle önerilmesinin de katılanların iknasına yönelik olduğu, sanığın ayrıca .. ... mıntıkası 1447 nolu parselde yapacağını söylediği, inşaatın 2. kat 5 nolu dairesini hem katılanlar ... ve ...'ya hem de katılanlar ... ve ...'a ayrı ayrı sattığı, sanığın bu şekilde baştan beri inşaat yapma niyeti olmadığı halde yapacakmış gibi haraket ederek daire satma vaadiyle katılanlar ... ve ...'dan 70.000,00 Türk lirası, katılan ...'dan 73.500,00 Türk lirası, katılanlar ... ve ...'dan ayrı ayrı 50.000,00 Türk lirası alarak haksız menfaat temin ettiği iddia olunan olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafi ve katılanlar ... ile ...'nın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43/2 maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, sanık müdafi ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.