Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1912 E. 2024/15 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1912
Karar No
2024/15
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/586 E., 2016/27 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/586 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ... İnşaat Ltd Şti'nin yetkilisi olduğu, ... İl Özel İdaresi İmar ve İnşaat Daire Başkanlığından ... Anaokulu yapım işini aldığı, işin bir kısmını katılanın işçi temsilcisi olduğu taşeron firmaya sözleşme karşılığında yaptırdığı, iş bitiminden sonra idareye yasal zorunluluk olarak işçi alacağının bulunmadığına dair belge sunulması gerektiği, katılanın sanıktan işçi alacağının bulunduğu, bunu bilen sanığın hak edişleri almak için katılan ve sanık tarafından imzalanmadığı tespit edilen, işçi alacağının bulunmadığına dair 01.08.2013, 09.12.2013 ve 24.12.2013 tarihli sahte tutanakları idareye tek seferde ibraz ettiği, böylece sahte olarak oluşturulan belgeleri maddi menfaat elde etmek amacıyla aynı anda kullandığı tespit edilmiştir. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır. 4. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 09.04.2015 tarihli; " ... suça konu tutanaklarda yazı ve imzaların ... ve ...'ün eli ürünü olduğuna gösterir yeterli nitelikte kaligrafik ve grafolojik bulgu elde edilemediği," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. 5. ... İl Özel İdaresinin, hak ediş eklerinde yer alan işçi alacaklarına ilişkin imzalı belgelerin idareye ibrazında ayrıca imza sahibi kişinin varlığına ya da beyanına ihtiyaç duyulmasının zaruri olmadığını bildirir cevabî yazısı dava dosyasında mevcuttur. 6. Dava dosyasında, 09.01.2013 tarihli ihale sözleşmesi ile 20.05.2013 tarihli taşeronluk sözleşmesi mevcuttur. 7. Heyet tarafından yapılan gözlemde, suça konu belgelerin aldatıcı niteliklerinin bulunduğu anlaşılmıştır. 8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/586 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/1912, K. 2024/15, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-1912-e-2024-15-k-0542504a54e6