Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19030 E. 2025/6820 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19030
- Karar No
- 2025/6820
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/63 E., 2015/142 K. SUÇLAR : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık, cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet , beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edelerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.... Hakkında Dini İnanç Ve Duygularının İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizler Yönünden Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilebileceğine, Süresinde ödenmeyen adli para cezasının 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesi kamuda yararlı bir işte çalışma cezasına, bunun da ihlal edilmesi halinde açık ceza infaz kurumunda çektirilmek üzere hapse çevrilebileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin, sanığın ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.... Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizler Yönünden Dosya kapsamından, sanığa yüklenen eylemin "sarkıntılık" düzeyinde kaldığı belirlenerek yapılan inceleme sonunda;
Sanığa yüklenen "cinsel saldırı" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 28.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C.... Hakkında Dini İnanç Ve Duygularının İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden Katılanın psikolojik sorunları olduğu, arkadaşı olan sanık ...'nın "hoca arkadaşım var, sana ucuza bakar " diyerek aracılık ettiği, sanık ...'nın evine giderek asıl hocaya ulaştırılmak üzere 1.300 Tl para verdiği, suç tarihinde her iki sanığın birlikte katılanın evine geldikleri, sanık ...'un yanında getirdiği arapça yazılı kağıtları, muskayı, yeşil renkli bir bitkiyi ve çakıl taşını ve 60 cm uzunluğunda bir ip verdiği, bunlardan bazılarını saklamasını, bazılarını yakması gerektiğini katılana söylediği, sanık ...'un daveti üzerine katılanın ve sanık ...'un ayrı bir odaya girdikleri, katılanın yatağa uzanmasını sağladığı, sanık ...'un katılanın ellerinden tutarak kıyafetlerini çıkarmasını istediği, katılanın korkarak diğer odaya döndüğü, sanık ...'nın "boş ver bana da aynı şeyi yaptı" diyerek katılanı teskin ettiği iddia edilen olayda; her ne kadar sanık ... suçlamaları reddetmiş ise de katılanın ve tanık ...'in aşamalardaki birbirini tamamlayan beyanları ile sanığın beyanları, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği gözetilerek, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.