Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17858 E. 2025/6550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17858
Karar No
2025/6550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/68 E., 2015/59 K. SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın Ziraat Bankası ... şubesinden 23.03.2006 tarihinde kredi çektiği, çektiği 30.000,00 TL lik krediye karşılık arsasını ve aracını ipotek olarak gösterip ayrıca 10.000,00 ve 20.000,00 TL tutarlı iki adet bonoyu da kredi tahsisinde teminat olarak verdiği, sanığın çektiği krediyi iki yıl düzenli olarak ödediği, iki yıldan sonra çektiği krediyi ödememesi sebebiyle ipotek olarak gösterdiği arsa ve arabasının 29.06.2010 tarihinde satışının yapılarak bu tarihte de 30.366,45 TL tahsil edildiği, ancak bu tahsilatın da bankanın cevabi yazısına göre 2006 yılında çekilen 30.000,00 TL kredi tutarını karşılamadığı için kredi tahsisinde verilen bono borçlularına ödememe protestosu çekildiği, durumdan haberdar olan ve bonolarda borçlu gözüken ... ve ...'ın şikâyetçi olduğu, ekspertiz raporuna göre bonolardaki imzaların bono borçlusu gözüken bu kişilere ait olmadığı, sanık hakkında iki ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemesince sanığın kredi çekerken sadece suça konu bonoları teminat olarak vermediği, aynı zamanda arsa ve aracını da teminat olarak gösterdiği, borcunun büyük bir kısmını da ödediği, hilesinin bulunmadığı gerekçesiyle ve sanığın ... ve ...'ı borçlu göstererek bu kişiler adına sahte olarak düzenlenmiş iki adet bonoyu ziraat bankası Süloğlu şubesinden 23.03.2006 tarihinde çektiği krediye teminat olarak sunması nedeniyle suçun asıl mağdurunun anılan banka şubesi olduğu göz ardı edilerek, adlarına sahte bono düzenlenen kişilerin suçun mağduru kabul edilip iki ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan hatalı şekilde beraat verildiği anlaşılmış ise de; Öncelikle suçun asıl mağduru olan bankanın duruşmalara davet edilerek davaya katılıp katılmayacağının sorulması, sanığın çektiği krediye teminat olarak gösterdiği arsa ve aracının kredi tutarını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, sanığın sahte bonoları bankaya sunmaması halinde kredi verilip verilmeyeceğinin net bir şekilde açıklığa kavuşturulması, sahte bonoların teminat olarak verilmemesi halinde kredi tahsis edilmeyecek ise sanık tarafından kredinin bir kısmının ödenmesi sebebiyle kısmı ödeme dolayısıyla suçun asıl mağduru olan bankanın kısmi ödemeye muvafakatının bulunup sorularak sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin tatbikinin mümkün olup olmadığının hüküm yerinde tartışılması ve sanığın bonoların verilmemesi halinde kredi kullanamayacağının bildirilmesi durumunda eylemine uyan TCK'nın 158/1-j maddesi uyarınca tek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde eksik araştırmayla suçun mağdurunun da yanlış gösterilmek suretiyle iki ayrı beraat hükmü kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17858, K. 2025/6550, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-17858-e-2025-6550-k-395525180c6f