Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18468 E. 2025/2328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18468
- Karar No
- 2025/2328
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/144 E., 2014/506 K. SUÇ : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden, Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Suç tarihinin, şikayet tarihi olan 27.09.2007 olarak kabul edilmesi suretiyle yapılan incelemede; Sanık ... yönünden; UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 24.05.2019 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu,
Sanık ... yönünden ise; TCK'nın 158. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürerek ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, menfaat temin edilmesi şeklinde nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için sanığın belirli yahut belirlenebilir bir kişinin adının yahut makamının adının kullanılması gerektiği, "polis" "milletvekili" gibi açık kimliğinin tespitini mümkün kılmayan ifadelerin kullanılmış olmasının bu suçu oluşturmayacağı, somut olayda sanık ...'in kendisini MİT mensubu olarak tanıtıp cezaevinde bulunan katılana bir kardeşinin polis diğerinin de milletvekili olduğunu, dosyasından tahliye kararı çıkartabileceğine, bunun yapılabilmesi için kriminal çalışanları ve mahkeme heyetine para verilmesi gerektiğine inandırıp farklı tarihlerde nakit para ve çek alıp menfaat temin ettiğinin iddia olunması karşısında eylemin sübutu halinde suç tarihi de dikkate alınarak suçun 5237 sayılı TCK'nın 157.maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 27.09.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla ve bu itibarla sanıklar ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle, sanık ... hakkındaki kamu davasının ise gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
25.02.2025 tarihinde karar verildi.