Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16827 E. 2025/2081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16827
- Karar No
- 2025/2081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/104 E., 2014/652 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi ihmal suretiyle kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma
A- Görevi ihmal suretiyle kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan ve sanık hakkında itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının ve katılanın temyizi hususunda dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle mahalline İADESİNE,
B- Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan beraatine yönelik katılanın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenlerinin incelemesinde ; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın katılanın alacağını tahsil etmek üzere vekilliğini üstlendiği İstanbul 38. Noterliğince düzenlenen 25/11/2009 tarih ve 7324 yevmiye sayılı vekaletnamede "ahz-u kabz" yetkisi bulunmadığı halde , alacaklı vekili sıfatıyla borçlu hakkında Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2010/36 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takipte , gerçeğe aykırı şekilde "ahz-u kabz" yetkisini içeren vekaletname örneği düzenleyip , "aslının aynıdır" şerhi ile onaylayarak icra müdürlüğüne ibraz edip 26/01/2010 tarih ve 194 sayılı reddiyat makbuzu ile 55.182.30 Türk Lirasını usul ve yasaya aykırı olarak tahsil ettiği, katılana 36.000 Türk Lirası verip kalan meblağı uhdesinde tuttuğu , şeklinde gerçekleşen somut olayda; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/06/2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen yetki kapsamında gerçekleştirildiği, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 158/1-i ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65 ve 66. maddelerindeki düzenlemeler karşısında serbest meslek sahibi kişilerden olduğu, parayı tahsil ettiği tarihte avukatlık görevinin devam ettiği, eylemini mesleğinden dolayı kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlediği, bu haliyle eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 158/1-i maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, gözetilmeden ödeme yapması da gözetilerek etkin pişmanlık hükümleri değerlendirilmek suretiyle bu suçtan mahkumyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan beraatine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılanın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.