Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18215 E. 2025/4773 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18215
- Karar No
- 2025/4773
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/222 E. 2015/52 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan yargılamada, tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ün ... bulunan ... Eğitim Merkezine giderek kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtarak 1 hafta süre ile sosyal tesislerden yararlandığı, yemek ve konaklama ücretinin ödeneceği gün kendisinden kimlik istendiğinde Cumhuriyet savcısı olmadığının anlaşıldığı ayrıca yemek ve konaklama ücreti olan 1.183.75TL parayı ödememesi, şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen "kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu, ancak söz konusunu suçun, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sanık hakkında 6763 Sayılı Kanun Değişikliğinden önceki lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği kabul edilerek, suç vasfının tayininde hataya düşülmek sureti ile TCK'nin 158/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmü kurulması, yasaya aykırı ise de; Sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK'nin 157. maddesinde yazılı "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık sorgusunun yapıldığı 09.12.2014 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.