Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17095 E. 2025/4849 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17095
Karar No
2025/4849
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/176 E., 2015/30 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanıklara yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanık ...'nun katılan ile arasındaki ticari ilişki kapsamında, sanık ...'nun yetkilisi olduğu şirkete ait sahte imza ile düzenlenmiş suça konusu çeki katılana verdiği iddia olunan olayda; katılanın 10.10.2014 tarihli "...sanık ... müteahhitlik yaptığı için ona günde yaklaşık 10 kamyon tuğla satıyordum, kısa bir süre bu şekilde satış yaptım, satış yaparken yüksek miktarda tuğla aldığı için şüphelenmiştim, bizim çalışma sistemimiz açık hesap olup tuğla satıldıktan bir süre sonra nakit ya da çek olarak ödemenin alınmasıdır..." şeklindeki beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında satış anlaşması sırasında malların bedelinin çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığının anlaşılması karşısında, önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu, ayrıca, sanıkların katılanın zararını kısmen gidermeleri nedeniyle, katılanın kısmı ödemeden dolayı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat gösterip göstermediği hususunun da araştırılması gerektiği hususu gözetilmeden, sanıkların 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetleri yerine beraatlerine hükmolunması, Yasaya aykırı, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17095, K. 2025/4849, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-17095-e-2025-4849-k-abac8d419567