Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16070 E. 2023/5593 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16070
Karar No
2023/5593
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/295 E., 2019/35 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/269 Esas, 2013/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 24.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/269 Esas, 2013/249 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2016/3912 Esas, 2017/12291 Karar sayılı kararı ile (sanığın, katılanı arayarak, kendisini başkomiser olarak tanıttığı, katılana hakkında sahte belge düzenlendiğini, bunun takibini yapabilmek amacıyla belirttiği numaralara kontör göndermesini söylediği, bu şekilde farklı tarihlerde katılandan menfaat temin ettiği ve üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması) nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermiş ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2017/295 Esas, 2019/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın 07.09.2011 tarihinde kullandığı cep telefonundan katılan ...'e ait GSM hattını arayarak kendisini başkomiser olarak tanıttığı, katılan ...'e hakkında sahte belge düzenlendiğini, bunun takibini yapabilmek amacıyla belirttiği numaralara kontör göndermesini söylediği, aynı gün katılan ...'in farklı GSM hatlarına ait 19 numaraya ayrı ayrı 180,00 TL tutarında kontör gönderdiği, 08.09.2011 tarihinde sanığın kullandığı cep telefonundan katılan ...'e ait GSM hattını tekrar aradığı, yine kendisini başkomiser olarak tanıttığı, katılan ...'e hakkında sahte belge düzenlendiğini, bunun takibini yapabilmek amacıyla belirttiği hesaba 20.000,00 TL para yatırmasını istediği, katılan ...'in aynı gün sanığın belirtiği hesaba sanığın istediği parayı yatırdığı, 08.09.2011 tarihinde sanığın parayı çektiği, bu suretle sanığın farklı tarihlerde hileli davranışlarla katılan ...'i aldatarak ve kendi yararına belirttiği hatlara kontör göndermesini ve para yatırmasını sağlayarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. İhbar üzerine kolluk kuvvetinin sanığın yanına gidip kimliğini istediğinde, sanığın ibraz ettiği kimliğin ... İlhan isimli şahsa ait olduğunun tespit edildiği ancak kimlik belgesinin fotoğraf kısmında tahribat olduğunun anlaşılması üzerine sanığın kaçmaya başladığı, kovalamaca sonrasında sanığın yakalandığı, yakalanması sonrasında sanığın yapılan üst aramasında, ... isimli şahıs adına düzenlenmiş ve üzerindeki fotoğraf çıkartılmış kimlik belgesinin bulunduğu ayrıca üzerinde ... tarafından ... İlhan adına 19.970,00 TL para gönderildiğine dair PTT dekontunun çıktığı anlaşılmıştır. 3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir. 4. Katılan ... aşamalardaki beyanlarında; "olay 7-8 Eylül 2011 tarihinde meydana geldi, beni 7 Eylül günü arayan bir erkek şahıs bana kendisini başkomiser Hasan Çınar olarak tanıttı, bir yandan da arkadan telsiz sesleri geliyordu, bana kimliğimi herhangi bir yerde kullanıp kullanmadığını ya da kaybedip kaybetmediğimi sordu bende hayır dedim, bana sizin adınıza sahte evrak düzenlenerek bankadan para çekildiğini, suç örgütünün peşinde olduklarını bunun için yardımcı olmamı istedi ve bize kontör gönder dedi, bende peyderpey bu şahıs istedikçe kendisine kontör gönderdim, toplam 5.000 TL'lik kontör gönderdim, beni yine aradı bankaya git para çek dedi, 20.000 TL çekmemi söyledi, bende eşimin ve benim hesaplarımdan toplam 20.000 TL para çektim, bana parayı postane yoluyla ... İlhan adına gönder dedi, bende postaneye gidip ... İlhan adına çektiğim 20.000 TL' yi havale yaptım, parayı yatırdıkdan sonra yine beni aradı kontör istemeye devam etti, ben de param kalmadı diye söyledim, bunun üzerine ekip gelip seni alacak dedi, bende alırsa alsın dedim, polis ekibi gelmeyince bende dolandırıldığımı anladım ve şikâyetçi oldum, 25.000 TL toplam zararım mevcuttur, zararım giderilmedi, zararımın giderilmesini isterim," şeklinde söylemiştir. 5.Mahkemece iddia, sanık savunması, katılan beyanı, ödeme dekontları, kamera kaydı, CD inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilip temyize konu mâhkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Suç tarihinin 07.09.2011 ve 08.09.2011 tarihleri olduğu halde gerekçeli karar başlığında suç tarihi 08.09.2011 ve 09.09.2011 olarak gösterilmiş ise de bu durumun mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2017/295 Esas, 2019/35 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16070, K. 2023/5593, T. 04.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-16070-e-2023-5593-k-e445438a32eb