Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14543 E. 2023/7266 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14543
Karar No
2023/7266
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/91 E., 2018/472 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2012/1074 Esas, 2015/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2012/1074 Esas, 2015/469 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/22741 Esas, 2017/24047 Karar sayılı kararı ile "sanığın kendisini emniyet mensubu olarak tanıtmak suretiyle katılanı dolandırdığının iddia edilmesi karşısında; eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrası Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/91 Esas, 2018/472 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmadığına, alt sınırdan uzaklaşarak ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'un fikir ve eylem birliği içinde olay günü katılanı cep telefonundan arayarak katılana kendilerini polis olarak tanıtıp, katılan adına düzenlenmiş sahte kredi kartı ile para çekildiğini söyleyip bu şahısları yakalamak için 10.000 TL para havale etmesini istedikleri, katılanın inanarak bankadan kredi olarak çektiği 10.000 TL parayı sanıklardan ...'un adına kayıtlı banka kartı hesabına EFT yolu ile gönderdiği, sanıkların para gönderildikten sonra sanık ...'un banka kartı ile ...a ait...Kuyumcusundan 8.500 TL'lik alışveriş yaptıkları, yine... ...ın yetkilisi olduğu ...İletişimde 1.000 TL'lik alışveriş yaparak katılanın gönderdiği parayı kullandıkları iddiasıyla dolandırıcılık suçundan işbu kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir. 3. Katılan aşamalarda; "olay günü bir telefon geldi, polis olduğunu söyledi, yanında da Cumhuriyet Savcısının olduğunu söyledi, sizin kartınız ile Avrupada ve Türkiyede bir çok yerde alışveriş yapılıyor, kullanılıyor dediler, 10.000 TL çekip hemen verdikleri I BAN numarasına yatırmamı ve işi hallederiz dediler, bende Ziraat Bankasından 10.000 TL para çektim ve ...... adına hiç elime almadan parayı havale ettim şahsın hesabına, şikayetçiyim, 10.000 TL param gitti " şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Temyiz dışı sanık ...... savunmasında; "daha öncede tanıdığı ve güvendiği ...'ın kendisini ziyarete geldiğini ve bir arkadaşından havale geleceğini, banka kartının yanında olmadığını söyleyerek, havalenin kendi hesabına yapılmasına izin istediğini, kendisininde bunu kabul ettiğini, bir süre sonra paranın geldiğini anlayınca birlikte ...'da bulanan bir kuyumcuya gittiklerini, ...'ın kuyumcuda kendisine ait kart ile 8.500 TL lik alışveriş yaptığını, daha sonrada başka yerde kendisinden banka kartını ve şifresini alarak karta kontür yüklemesi yaptığını, kalan parayı kendisinin ATM den çekerek ...'a verdiğini " şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Beraat eden ...beyanında; " ...'ın olay günü yanında kart sahibi ile birlikte geldiğini, telefon aldığını, alışverişi de kart sahibinin şifresini kullanarak yaptığını" şeklinde ifadede bulunarak sanık ...'i teşhis ettiği anlaşılmıştır. 6. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. 7. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. İddia, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin Mahkemece değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi kapsamında erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseseleri yönünden yerinde ve yeterli gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/91 Esas, 2018/472 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14543, K. 2023/7266, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-14543-e-2023-7266-k-0bce5e71c8eb