Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14007 E. 2023/148 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14007
Karar No
2023/148
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/111 E., 2018/110 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2012 tarihli ve 2010/227 Esas, 2012/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (dolandırıcılık) suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2012 tarihli ve 2010/227 Esas, 2012/811 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 26.12.2016 tarihli ve 2015/10924 Esas, 2016/11135 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin, Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün maddi varlığı olan plakanın kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamındaki suçu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve tartışılması üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2017 tarihli ve 2017/30 Esas, 2017/101 Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 4. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/111 Esas, 2018/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık hakkında yapılan UYAP sorgusunda, suça konu aracın da bulunduğu bir çok araç ile ilgili, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından Finike Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, görevsizlik kararı ile dosyanın Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 220 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunacağının belirtilmesi karşısında, mükerrer yargılamanın önüne geçmek amacıyla, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyanın araştırılıp derdest ise temyize konu davanın ilgili dava ile birleştirilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamına girmediği, 157 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin bulunmadığı, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamına girmediği, sanığın engelli olması nedeniyle atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığı, sanık hakkında aynı eylemden dolayı Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/550 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, aynı olay nedeniyle sanığın ikinci kez yargılandığı, teşdiden ceza verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava dışı Mustafa Yüksel isimli şahsa ait 15 KA 408 plakalı çalıntı aracın, motor ve şasi numaralarının değiştirilerek 07 NZ 166 sahte plaka ile 7.000 TL bedel karşılığında katılan ...'a haricen satılması suretiyle sanığın menfaat temin ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık; suça konu aracı Mehmet Pehlivan isimli şahıstan aldığını ve daha sonra katılan ...'a sattığını, araç üzerinde herhangi bir değişiklik yapıldığını bilmediğini, olayla ilgisinin olmadığını, aynı araçla ilgili olarak Finike Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamasının devam ettiğini beyan etmiştir. 3. Katılan; suça konu aracı sanıktan satın aldığını ve aralarında harici satış sözleşmesi yaptıklarını beyan etmiştir. 4. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 23.02.2009 tarihli ekspertiz raporunda; aracın orijinal motor ve şasi numaralarının aletler yardımıyla taşlanmış ve yok edilmiş olduğu, 07 NZ 166 harf ve rakamlarından oluşan plaka levhalarının ise; orijinal olduğu ancak daha önceden başka harf ve rakamlardan oluşan plakanın tahrif edilerek 07 NZ 166 şekline dönüştürüldüğü ve yapılan sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir. 5. Sanık savunmasında bahsi geçen Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/550 Esas sayılı dosyasına ait iddianame dosya içerisine alınmıştır. 6. Sanık ile katılan arasında yapılan aracın satışına ilişkin sözleşme dosya içerisinde mevcuttur. 7. Hırsızlık suçuna ilişkin soruşturma dosyası dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Suça konu 07 NZ 166 plakalı aracın da aralarında bulunduğu çok sayıda araç için, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olan davanın dayanağı olan Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31.08.2009 tarihli, 2009/749 Esas sayılı iddianamede, sanık hakkında yalnızca suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan dava açıldığı, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2009 tarihli, 2008/2997 soruşturma numaralı ayırma kararı ile dolandırıcılık suçu yönünden suç yerinin Bucak İlçesi yargı çevresi dışında olması ve suç yerinde yargılama yapılmasının usul açısından daha elverişli olması nedeniyle ayırma kararı verilerek soruşturma dosyasının yetkili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve temyize konu davanın açıldığı anlaşılmakla, temyize konu dava ile Elmalı Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın mükerrer olmadığı ve iki dava arasında birleştirme zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın dolandırıcılık eylemini, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 23.02.2009 tarihli ekspertiz raporuna göre sahte olduğu belirlenen plaka kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği, plakanın ise Emniyet Müdürlüğünün maddi varlıklarından olması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin bulunmadığına yönelik; sanığın 07 NZ 166 plakalı aracı Mehmet Pehlivan isimli şahıstan aldığını ve katılana sattığına dair beyanı, Mehmet Pehlivan isimli kişinin açık kimlik veya adres bilgilerine dair bir beyan ve belgenin bulunmaması ve katılanın beyanları da dikkate alındığında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suç vasfına yönelik; sanığın dolandırıcılık eylemini, sahte plaka kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği, plakanın ise Emniyet Müdürlüğünün maddi varlıklarından olması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanığın engelli olması nedeniyle atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığına yönelik; sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan sağlık raporlarına göre, sanığın hastalığının fiziksel engele neden olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Mükerrer yargılama yapıldığına yönelik; "GEREKÇE" kısmının (A) bendinde belirtilen nedenlerle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Teşdiden ceza verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmemesine yönelik; kararda, "suçun işleniş biçimi, suç işlemede kullanılan araç ve yöntemler ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak...." şeklinde gerekçelendirilerek teşdit uygulaması yapılması ve verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gerekli yasal şartların oluşmaması nedenleriyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/111 Esas, 2018/110 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14007, K. 2023/148, T. 17.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-14007-e-2023-148-k-c32112eec36d