Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13577 E. 2024/86 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13577
- Karar No
- 2024/86
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/701 E., 2015/53 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 11.138,00 TL adlia para cezası cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesi tarafından "sanık hakkında hüküm kurulurken adli para cezasının miktarının yanlış uygulanması suretiyle ve katılan kurumun zararının 27.10.2010 tarihinde kovuşturma başlamadan önce giderildiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yerine daha ceza indirimini düzenleyen TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini gerekçesi" ile bozma kararı verilmiştir. 3. ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi 05.02.2015 tarihli ve 2014/701 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, son fıkrası, 43, 168 inci maddenin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 5.580,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ TALEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz talebi, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz talebi, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine rağmen bu suç yönünden vekâlet ücreti verilmemiş olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Özel ... Ezgi Polikliniğinin mesul müdürü olan sanığın temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte poliklinikte aslen var olmayan ultrason ve MR cihazlarıyla görüntüleme yapılmış gibi, laboratuvarda aslında var olmayan kitlerle tahlil ve tedavi yapılmış gibi kuruma fatura ederek toplam 6.683,35 TL menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Dosya kapsamında dinlenen tanıklar bu poliklinikte aslen bu işlemleri yaptırmadıklarını beyan etmişlerdir. 4. Özel ... Polikliniğinin kurulma sürecinde ... İl Sağlık Müdürlüğüne sunulan müracaat dosyası içerisinde yer alan "Özel ... Polikliniği Asgari Sarf ve Tıbbi Demirbaş Listesi"ne göre; söz konusu poliklinikte temel laboratuvar tetkiklerini yapmaya yarayan bazı tıbbi cihazlar (18 parametre hemogram cihazı, 14 parametre otometre spectro ve elektrokardiyografi cihazları) ile 100 MA Çift Tup tek masa röntgen cihazının mevcut olduğunun belirtildiği, buna karşın söz konusu müracaat dosyasına 23988 sayılı Resmi Gazete yayınlanarak yürülüğe giren ve Özel ... Polikliniğinin kurulduğu ve hizmet verdiği tarihte yürürlükte bulunan Ayakta Teşhis Ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 2 nci maddesi gereğince röntgen cihazı bulunan polikliniklerde bulunması gereken Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan izin alındığına ilişkin belge ile söz konusu poliklinikte bu röngen cihazını çalıştırmaya selahiyetli hekim bulunduğuna dair belge eklenmediği tespit edilmiştir. 5. 07.07.2005 tarihinde ... İl Sağlık Müdürlüğü denetim ekibi tarafından soruşturmaya konu Özel ... Polikliniğinde yapılan incelemelerde söz konusu poliklinikte röntgen cihazının bulunmadığının tespit edildiği, ... Valilik Makamı tarafından ...Sağlık Polikliniğinin işlemlerini incelemek üzere görevlendirilen İl Sağlık Müdürü ... ve Muhasebe Denetmeni Ahmet Aslan tarafından icra edilen inceleme faaliyeti kapsamında soruşturmaya konu ...Sağlık Polikliniğinde ve bu polikliniğe ait belgeler üzerinde yapılan incelemelerde söz konusu poliklinikte herhangi bir röntgen cihazı ile laboratuvar cihazının olmadığının, buna karşın söz konusu poliklinikte tedavi olan kamu personelinin tedavilerine ait faturalarda röntgen çekim ücretlerine yer verildiğinin, bu faturaların adlarına tanzim edildiği kişilerin alınan ifadelerinde hiçbir şekilde ...Sağlık Polikliniğinde röntgen çektirmediklerini beyan ettiklerinin tespit edildiği, bu kişilerin alınan ifadeleri neticesinde, ...Polikliniği tarafından adı geçen polikliniğe müracaat eden kişiler hakkında tanzim edilen faturalarda yapıldığı belirtilerek ücretlendirilen laboratuvar tetkiklerinin bir kısmının gerçekte hiç yapılmadığını tespit etmiştir. 6. Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Karar başlığında "Resmi belgede sahtecilik" şeklinde yanlış yazılmış suç adının "Nitelikli dolandırıcılık" olacak şekilde mahallinde düzeltilmesi ve yine 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında bilahare gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında 20.03.2012 tarihli karar ile "resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyet kararı verilip katılan lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, bu suç yönünden kararın kesinleştiği, vekâlet ile temsilin bir yargılama esnasında kül olduğu, dosya kapsamında yargılamaya konu her suç yönünden bölünemeyeceği, bu sebeple bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde katılan idare lehine "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden yeniden vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemenin vekâlet ücreti verilmemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli 2014/701 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, infaz yetkisinin kısıtlar şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi ve adli sicil kaydı incelenmekle tekerrüre esas sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi 05.02.2015 tarihli 2014/701 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adli para cezası ile ilgili kısımdan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibaresinin kaldırılarak yerine " "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına, ibaresinin eklenmesi ile sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanacağına dair kısmın hükümden tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.