Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1325 E. 2023/8231 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1325
- Karar No
- 2023/8231
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/921 E., 2016/43 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarihli ve 2013/348 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 16.05.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın, Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/655 Esas, 2015/485 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 27.08.2014 tarihinde işlediği, tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 30.10.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur. 3. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/921 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynen açıklanarak, sanık hakkında: resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, "M....Proje...Ltd.Şti." isimli şirketin yetkilisi olduğu ve katılanın eşi olan tanık ...ile gayriresmi olarak iş yaptıkları, bu kapsamda yetkilisi olduğu şirket adına suça konu KuveytTürk Katılım Bankası ... Şubesine ait 30.09.2012 keşide tarihli, 17.500 TL bedelli çeki katılan adına keşide ettiği, birinci ciranta bölümüne de katılanın bilgi ve rızası dışında ciro etmek suretiyle... Tekstil isimli firmaya verdiği, son yetkili hamil tarafından suça konu senedin ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9461 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçilmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık, katılanın eşi olan tanık ...ile bir dönem beraber iş yaptıklarını, borçlarını ötelemesi için çek kesip verdiğini, piyasaya borçları olduğu için çekleri katılan ... Yılmaz adına kestiğini, suça konu çeki de adlarına perdelik kumaş üretimi yapması için Emrah... isimli şahsa verdiğini, keşideci imzasının kendisine ait olup tanık ... ve katılan ...'ye ulaşamadığı için katılan yerine imza attığını, bu durumdan tanık ...'in haberi olup katılanın haberinin olmadığını beyan etmiştir. 3. Katılan, sanığı bir dönem eşi olan tanık ... ile birlikte işlettikleri mobilya dükkanında çalışması nedeniyle tanıdığını, doğum yapması nedeniyle evine çekildiğini, eşinin mimarlık işlerini yürütmek amacıyla dışarıda bulunduğu sırada adına çek imzaladığını beyan etmiştir. 4.Tanık H.Y., sanığın bir dönem yanında taşeron firma olarak çalışmasından ve müşterisi olması nedeniyle tanıdığını, ortak iş yaptıklarını, kendisinden vadeli çek alıp nakit ödemede bulunduğunu, vermiş olduğu çekler ödenmemeye başlayınca bir kaç tane taşeron firmaya vermiş olduğu çekleri geri alıp nakit ödemede bulunduğunu, 32 çek ödenmeyince hakkında icra takipleri başladığını, daha sonra sanığın iş yerindeki muhasebecisinden fatura keseceğini söyleyerek şirket kaşesini aldığını ve eşi adına sahte imza attığını öğrendiğini, bu işlemlerden haberinin olmadığını beyan etmiştir. 5. Mahkemece yapılan yargılama ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.05.2014 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 27.08.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçu olduğu ve bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması sonunda, Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.03.2017 tarihli ve 2014/655 Esas, 2015/485 Karar sayılı ek kararı ile infazın aynen devamına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz sebebi yerinde olmadığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/921 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.