Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12376 E. 2025/5814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12376
- Karar No
- 2025/5814
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1218 E., 2018/1024 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı kararının temyizi üzerine yapılan ön incelemede; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen katılan kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2018 tarih, 2012/115 Esas, 2018/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; Dolandırıcılık suçundan , 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62, 52, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis, 20.000 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nin 204/1, 62/1,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli, 2018/1218 Esas ve 2018/1024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, yapılan inceleme neticesinde, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden istinaf inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü süresinin dolduğu belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III.KARAR 1.Katılan Vekilinin Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde; Dolandırıcılık suçu yönünden Gümrük Ve Ticaret Bakanlığının doğrudan zarar görmediği ve bu suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Katılan Vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 25.08.2007 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5271 sayılı CMK'nin 302/2.maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 303/1-a maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.