Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12128 E. 2024/6595 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12128
Karar No
2024/6595
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/9 E., 2016/234 K. SUÇLAR : Bedelsiz senedi kullanma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine; bedelsiz senedi kullanma suçundan aynı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50, ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık süre tutum dilekçesi vermiştir. 2. Cumhuriyet Savcısı temyiz talep dilekçesinde '' Her ne kadar sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de; sanığın suça konu çeki teminat olarak almak istediğini katılana beyan ettiği, katılanın da teminat olarak çeki keşide ederek sanığa verdiği olayda, Yargıtay 15.CD'nin 2013/31421 E-2016/4152K sayılı kararında da belirtildiği üzere bedelsiz kaldığı iddia edilen çekin teminat çeki olduğu katılan tarafından belirtildiğinden, katılan tarafın menfi tespit davası açarak çekin teminat senedi olduğu ve borcunun bulunmadığını ispatlayabileceği, T.C.K. 156/1 kapsamında suçun oluşabilmesi için bedelsiz kalmış bir senedin kullanılması gerekmekte iken, senedin teminat senedi olduğu dikkate alındığında suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmakla sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.'' gerekçesiyle hükmün bedelsiz senedi kullanma suçu yönünden bozulmasını talep etmiştir.

III.OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın tanık Ö.K.'ye ait olan iş yerini 90.000,00 TL bedelle satın aldığı, borcunun 60.000,00 TL sini peşin olarak verdiği, kalan kısmı için ise sanığın, katılandan 30.000 TL bedelli hatır çeki istemesi üzerine katılan ...'in arkadaşı olan sanığa 30.000 TL bedelli çeki verdiği, sanığın, yaklaşık 5 ay içerisinde tanık Ö.K'ye olan borcunu ödediği ve çeki tanıktan almasına rağmen katılana vermeyip keşide tarihi bölümündeki 20.11.2014 tarihinin üzerini çizip altına 28.12.2014 tarihi yazarak borcu karşılığında ... Ticaret şirketine ciroladığı, şirketinde çeki icraya koyarak icra takibinde bulunduğu , bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında; katılana borç para verdiğini, karşılığında katılandan çeki aldığını, borcunu ödemeyince çeki önce tanık Ö.K'ye verdiğini, Ö.K.'ye borcunu elden ödeyerek çeki aldığını, vade tarihini katılanın değiştirdiğini, çeki daha sonrasında ... Ticaret'e verdiğini ancak ödenmemesi sebebiyle icraya konulduğunu belirterek suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Katılan sanığa suça konu çeki hatır çeki olarak verdiğini, borcunu tanık Ö.K.'ya ödeyen sanığın çeki iade etmesi gerekirken başkasına cirolayarak icra takibine neden olduğu, vade tarihini 20.11.2014 yazacakken 20.11.2013 yazdığını , bunu düzeltip paraf attığını ancak sanığın çeki cirolarken vade tarihini 28.12.2014 olarak değiştirdiğini belirterek şikayetçi olmuştur. 4. Sanığın borcuna karşılık çeki verdiği tanık Ö.K. katılanın beyanını doğrulayarak teminat olarak çeki aldığını, borcunu ödeyen sanığa çeki verdiğini belirtmiştir. 5. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 20/02/2015 tarihli ve 586 uzmanlık numaralı raporunda, yasal unsurları ve aldatıcılık niteliği haiz çekin ön yüzünde bulunduğu yere sonradan tahrifen yazıldığı tespit olunan 28/12/2014 ibaresinin kişi aidiyetinin mümkün kılacak unsurları ihtiva etmediği belirtilmiştir. 6. Mahkemece suça konu çek incelenmiştir. 7. Yapılan yargılama neticesinde sanığın resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV.GEREKÇE 1. İddianame anlatımına göre sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226 maddesi uyarınca bedelsiz senedi kullanma suçundan ek savunma hakkı verilmesi sebebiyle tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Sanığın teminat olarak katılandan aldığı suça konu çekin keşide tarihi değiştirilmek suretiyle ...'a verilerek kömür alınması karşısında; suçun gerçek mağduru olan ...'ın yargılamaya dahil edilerek beyanına başvurulması, suça konu çekteki keşide tarihine ilişkin tahrifat altında yer olan paragrafın aynı kalemle yapılıp yapılmadığı hususunda uzmanlık raporu alınması, tahrifatın aldatıcılık niteliğinin olup olmadığı hususunun belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünün de açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12128, K. 2024/6595, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-12128-e-2024-6595-k-b218f73f8115