Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/121 E. 2024/437 K.

Konu: Çocuğun Soy Bağını Değiştirmek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/121
Karar No
2024/437
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Soy Bağını Değiştirmek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/246 E., 2016/36 K. SUÇ : Çocuğun soy bağını değiştirmek HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 inci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, şikayetçi Ahmet ile evlilik dışı ilişkilerinden 18.10.2009 tarihinde dünyaya gelen çocukları Emir'i, 08.10.2008 tarihinde evlenip 16.11.2011 tarihinde boşandıkları eski eşi Mehmet'in çocuğu olarak 15.05.2012 tarihinde nüfusa kaydettirmek suretiyle çocuğun soybağını değiştirme suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın savunması, şikayetçi beyanı, nüfus kayıtları, nüfus müdürlüğü yazıları, doğum bildirim tutanağı, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 ve 295 inci maddelerindeki ''evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.'' hükümleri karşısında; evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan evlilik dışı çocukların, biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı ve resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin yasadan kaynaklanan zorunluluk olduğu, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi, 2. 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyize konu suç tarihi itibari ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği dikkate alınarak objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "...daha evvel HAGB kararı verilmiş olması sebebiyle" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/121, K. 2024/437, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-121-e-2024-437-k-b81dd6afa8a2