Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11952 E. 2023/7078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11952
- Karar No
- 2023/7078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/342 E., 2015/1003 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 5816 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/342 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43, 62, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5816 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 4. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçlamaları kabul etmediğine, beraatine karar verilmesini istediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde alkollü vaziyette araç kullanan sanık ...'ın Polis Merkezinin önünde bulunan dubalara çarparak durduğu, alkollü olduğundan şüphelenilerek şikâyetçi polis memurlarınca müdahale edilerek sanığa alkol testi yaptırılmak istenildiği, ancak sanığın şikâyetçilere sinkaflı sözlerle hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediği, yine tekme ve yumruklarla fiziksel olarak saldırıda bulunduğu, polis memuru olan katılan ...'in suratına tükürdüğü ve sinkaflı sözlerle Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret ettiği iddiasıyla yüklenen suçlardan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılanlar beyanlarında, iddiaların doğru olduğunu belirterek şikayetlerini devam ettirmişlerdir. 3. Sanık savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir. 4. Suça konu olaylara ilişkin düzenlenen tutanaklar ile kayıtların dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 5. Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmıştır. 6. Yargılama sonucunda, Mahkemece sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Hakaret ve 5816 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında atılı suçlar yönünden cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasının yargılaması sırasında sanık her ne kadar suçlamaları kabul etmemiş ise de, katılanların ve şikâyetçilerin beyanları, dosyada mevcut tutanakların içeriği ve tüm dosya kapsamından, mahkemenin sanığın yüklenen suçlardan cezalandırılması ile tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına yönelik kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa isnat edilen "alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Hakaret Ve 5816 sayılı Kanun'a Aykırılı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 Tarihli ve 2014/342 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 Tarihli ve 2014/342 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.