Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7200 E. 2023/8600 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7200
- Karar No
- 2023/8600
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/326 E., 2015/539 K. SUÇLAR : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılığa teşebbüs HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/326 Esas, 2015/539 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1. Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından beraat kararları verilmiştir. 2. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Şantaj suçundan,5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezası yönünden erteleme hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; resmi belgede sahtecilik ve dolandırıclık suçları yönünden eylemlerin sübut bulmasına rağmen beraat hükümleri verilmesi; mahkumiyet hükümleri yönünden şartları oluşmamasına rağmen erteleme kararları verilmesi ve sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmesine rağmen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedenleri ile hükümlerin bozulması talebine, ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz istemi; mahkumiyete konu suçlar yönünden unsurların oluşmaması, eksik araştırma ve inceleme ile gerekçesiz alt sınırdan uzaklaşma ve yanlış gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın sanığa ait iş yerinde çalışmaya başlamasından bir süre sonra duygusal birliktelik yaşamaya başladıkları, sanığın evli olduğunun katılan tarafından öğrenilmesi üzerine katılanın ilişkiyi bitirmek istemesi üzerine sanığın katılandan işe girerken teminat amaçlı aldığı senedi doldurup icraya koyacağını ve özel fotoğraflarını yayacağı yönünde şantajda bulunduğu ve bahsi geçen fotoğrafları katılanın iş arkadaşlarına gösterdiği belirtilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılığa teşebbüs, özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır. 2. Sanık suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Katılana ait fotoğrafların gösterildiği kişiler tanık olarak dinlenmiştir. 4. 09.01.2014 tarihli telefon mesaj tespit tutanağı dosya arasında mevcuttur. 5. Mahkemesince resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçları yönünden delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatine, özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçları yönünden dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükümleri verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.10.2014 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/326 Esas, 2015/539 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/326 Esas, 2015/539 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.