Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7030 E. 2023/7235 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7030
- Karar No
- 2023/7235
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/148 E. 2015/567 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ve 61 inci maddelerinin birinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanığın, borcuna karşılık katılana suça konu T... Bankası A.Ş.... Şubesine ait görünen, 05/01/2013 keşide tarihli, 24.500,00 TL bedelli çeki verdiği, katılanın çeki bankaya götürdüğünde sahte olduğunun tespit edildiği, Söke Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan rapora göre, çekin tamamen sahte olarak düzenlendiğinin, üzerindeki el yazılarının sanığın eli ürünü olduğunun, imzanın ise sanığın imza örnekleriyle bir uygunluğunun tespit edilemediğinin belirtildiği, sanığın söz konusu çeki A.Ö. isimli kişinin kendisine iş kurması için borç olarak verdiğini savunduğu, ancak açık adres ve kimlik bilgilerini veremediği, ...'da T.K. isimli kıraathanenin yanında SSK Hastanesinin karşısında tüp ve su bayiliği yaptığını belirttiği, ancak kolluk vasıtasıyla yapılan araştırmada böyle bir yerin ve kişinin tespit edilemediğinin bildirildiği, tüm bu hususlara göre 24.500,00 TL meblağlı çeki borç olarak aldığı kişinin adres ve kimlik bilgilerini açık şekilde bildiremeyen sanığın savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, duruşmada yapılan incelemede çek yaprağının normal bir çek yaprağından ilk bakışta kolayca ayırt edilebilecek bir özellik ve farklılığının tespit edilemediği, aldatma kabiliyetinin mevcut olduğu, bu şekilde sanığın tamamen sahte çek yaprağını tedavüle koymak suretiyle atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporu, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup çek aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. 4. Suça konu çek belgesinin Mahkemece incelenerek aldatma niteliği bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/567 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.