Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6763 E. 2023/9698 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6763
Karar No
2023/9698
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/590 E., 2015/729 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, idari para cezası verilmesine yer olmadığına Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/590 Esas, 2015/729 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafilerinin temyiz isteği; suça konu olayda tek bir eylemin olduğu, iftira suçundan dönülmüş olması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, mahkemece usul ve yasaya aykırı verilen hükümlerin bozulmasına ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suça konu olayda iftira suçunun unsurları oluşmadığı halde iftira suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın olay tarihinde ... otogarında görevli polislerce şüphe üzerine durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolünde ... ...a ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş kendi fotoğrafın havi nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında; suçunu ikrar etmiştir. 3. ... KPL'nin 13.07.2015 tarihli raporuna göre; sanıktan elde edilen nüfus cüzdanın tamamen sahte olduğu söz konusu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece Adli Emanetin 2015/11568 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanın duruşmaya getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği ve aldatıcılık özelliğinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu ile resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyundaki kişiler yönünden uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Başkasına ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahati oluşur. somut olayda; suç tarihinden önce çeşitli suçlardan araması bulunan sanık ... suç günü ... ilçesinden ... iline geldiği sırada terminal içerisinde görev yapan kollukça durumundan şüphelendirilerek kimliği sorulduğunda üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak halasının oğlu mağdur ... ...ın bilgilerinin yer aldığı suça konu kimlik belgesini ibraz ettiği ancak kolluğun şüpheli hareketler sergilemesi üzerine sanığın kimliğinin sahte olma ihtimaline karşı otogar içerisinde bulunan polis noktasına intikal ettirildiği, burada yapılan sorgulama sırasında sanığın ibraz ettiği kimliğin kendisine ait olmadığının anlaşıldığı ve bu kabule göre, sanığın işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği ve başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği ve ayrıca bu kimlik veya beyanla ilgili olarak bir belge düzenlenmesine sebebiyet vermediği nazara alındığında sübuta konu eylemin 5326 sayılı Kanun'un 40 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle ... 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/590 Esas, 2015/729 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) alt başlığında açıklanan nedenlerle ... 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/590 Esas, 2015/729 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 07.07.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6763, K. 2023/9698, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6763-e-2023-9698-k-1e6c7db062cd