Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6543 E. 2024/8007 K. – Kamu Görevlisini

Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6543
Karar No
2024/8007
Karar Tarihi
Konu
Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/45 E., 2016/71 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sungurlu Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturabileceği, bu nedenle davaya bakmanın, delillerin takdir ve tartışılmasının 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde PTT müdürlüğünde posta dağıtıcısı olarak çalışan sanığın, Osmancık İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen araç ruhsatını mağdura teslim etmemesine rağmen, muhataba bizzat teslim etmiş gibi cihet listesi düzenlediği kabul edilerek sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın suçlamaları kabul etmeyerek, kimlik sorma yetkisinin bulunmadığını, adrese giderek kendisini ... olarak tanıtan kişiye ruhsatı teslim ettiğini, suç işleme kastının bulunmadığını, savunması, mağdur adına sahte imza atılmasında sanığın somut bir menfaatinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanığın sahtecilik kastı ile hareket ettiğini gösterir mahkumiyetine yeterli delil bulunmaması nedeniyle eylemin, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmak ya da kişilere haksız bir menfaat sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, sanığın bu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir. 3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 2011 olarak yazılmış ise de, suç tarihinin 19.01.2011 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6543, K. 2024/8007, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6543-e-2024-8007-k-42eacb926c69