Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6385 E. 2023/7595 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6385
Karar No
2023/7595
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/242 E., 2015/620 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/620 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; delillerin taktirinde hataya düşüldüğüne, sanığın suç işleme kastının ve mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, eşi A.P. adına belge düzenleme yetkisi olmadığı hâlde, eşinin borçlu olarak gösterildiği suça konu senetleri eşi adına imzalayıp kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı dikkate alınarak; adli emanet memurluğunda kayıtlı suça konu senetlerin duruşmaya getirtilip incelenmesi, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığı ve Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadıklarının değerlendirilmesi, sanığın eşi A.P.'nin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 45 ve 48 inci maddeleri uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra suç tarihinden önce kendisi veya üzerine kayıtlı işletme adına düzenlenen ve borç doğurucu nitelikte olan herhangi bir belgenin sanık tarafından imzalanmasına rızasının bulunup bulunmadığının, adına kayıtlı işletmenin faaliyeti ile fiilen kimin ilgilendiğinin sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre; a. "25.04.2012" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "25.04.2013" olarak yanlış gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/620 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6385, K. 2023/7595, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6385-e-2023-7595-k-e0ff0a1a3aed