Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/5585 E. 2023/7635 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5585
Karar No
2023/7635
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/149 E., 2015/877 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan vekilinin 13.11.2015 tarihli gerekçesiz temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz isteminin tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlere yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/877 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, 2. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği; gerekçeli kararın 11.12.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamış olduğu tespit edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'ün, annesinin katılan bankaya olan kredi borcuna kefil olduğu ve bu borcuna karşılık suça konu Garanti Bankası .../... Şubesine ait 19.10.2012 keşide tarihli, 16.600 TL bedelli tahrif edilmiş çeki katılan banka vekiline verdiği, müşteki Halil tarafından tahsil için bankaya götürüldüğünde asıl çekin ödenmiş olduğunun tespit edildiği, şikayet üzerine başlatılan soruşturmada suça konu çekin kayınpederi olan sanık ... tarafından sanık ...'tan aldığı çeki damadı olan sanık ...'a verdiğinin tespit edildiği, bu suretle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında, üzerine atılı suçu kabul etmeyerek, suça konu çeki kendisine domates satan kayın pederi sanık ...'den aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında, damadı olan sanık ...'ün savunmasını doğrulayarak, suça konu çeki sanık ...'a kendisinin verdiğini, çeki de kendisine önceden doğan borcuna karşılık sanık ...'den aldığını beyan etmiştir. 4. Sanık ..., sanık ... savunmasını doğrulamayarak, aşamalarda vermiş olduğu çelişkili savunmalarında, soruşturma aşamasında çekin arkasında bulunan birinci ciranta yazı ve imzasının kendisine ait olduğunu, yaptığı komisyonculuk karşılığında çeki Özdoğuş Gıdanın ortağı olan Osman adlı şahıstan alıp ... adlı şahsa verdiğini, onun da aldığı çek karşılığında biberleri teslim etmediğini, çeki de ...' vermediğini, kovuşturma aşamasında ise, ... adlı şahsa getirerek teslim ettiği çeklerin üzerinde bilgisi dışında isminin yazılarak ciro edildiğini beyan etmiştir. 5. Suça konu çek ile ilgili olarak; a.) ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 11.01.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin orijinal olduğu, çek üzerinde, şube ismi, telefon numarasının, keşideci isminin, müşteri no, hesap no, çek no, V.K. No ve Iban numaralarının, en alt sıradaki çek ve seri numaralarının, "keşide yeri/tarih "bölümünün altında bulunan TL yazısının bulundukları bölümlerde fiziksel kazıma ve silme emareleri bulunduğu, bu bulgulara atfen, bu belirtilen yazı ve rakamların bulundukları yerlere, önceden bu bölümlerde bulunan yazı ve rakamların fiziksel olarak okunamayacak derecede silinmelerinden sonra tahrifen yazılmış oldukları ve ayrıca keşide yeri/tarih bölümünde bulunan Kr yazısı ve Yanlız/the amount of bölümünde bulunan TL ve Kr yazılar ile TACİR yazının bulundukları bölüme sonradan tahrifen yazılmış oldukları ve aldatılıcılık niteliğinin bulunduğunun, b.)... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 12.12.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin ön ve arka yüzünde bulunan yazı ve imzalar ile ... ve ...'ün mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında, adı geçen şahıslar elinden çıktığı gösterir nitelikte yeterli kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibata rastlanılmadığının, c.) ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 17.09.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin arka yüzünde 1. Ciranta konumunda ... adına atılı bulunan imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında; imzaların genel görünümleri ve tersim tarzı, şahsa ait itiyatlar, kaligrafik ve karakteristik diğer özellikler, yönünden benzerlikler bulunduğu, bahse konu çekin arka yüzünde 1. ciranta konumunda ... adına atılı bulunan imzanın, ... elinden çıktığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6. Mahkemenin suça konu çek üzerinde gözlemde bulunduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun tutanağa geçirilmiş olduğu belirlenmiştir. 7. ...Tİcaret Sicil Müdürlüğünden alınan yazı cevabına göre; sanık ...'nin savunmasında bahsettiği Özdoğuş Gıda ismi ile kayıtlı bir iş yerinin bulunmadığının bildirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ...'in, 13.04.2015 tarihli talimat sorgusunda, suça konu çeki bu tarihten 4 yıl önce biber verdiği ve bu alışverişten 8 ay sonra sanık ...'den teslim aldığını beyan etmesi karşısında, en aleyhe kabulle "13.12.2011" tarihinin suç tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. a.Tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme adının yanlış, esas ve karar numarasının ise doğru gösterildiği ve bahse konu Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2011 tarihli ve 2007/290 Esas, 2011/373 Karar sayılı ilamının, suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan Torbalı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.10.2008 tarihli, 2007/457 Esas 2008/444 Karar sayılı 5 ay hapis cezasına ilişkin hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tehdit suçundan verilmiş olduğu ve uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı infaz aşamasında gözetilmek kaydıyla tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Sanığın mahkumiyetine hükmedildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırılıklarının Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/877 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/877 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması ile yerine Torbalı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.10.2008 tarihli, 2007/457 Esas 2008/444 Karar sayılı 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü tekerrür oluşturduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinini 6 ncı ve 7 nci maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına' ibaresinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine "Katılan banka kendisini vekile ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.500,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/5585, K. 2023/7635, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-5585-e-2023-7635-k-ce85a63814f9