Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4499 E. 2023/10738 K. – Açığa İmzanın

Konu: Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4499
Karar No
2023/10738
Karar Tarihi
Konu
Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/746 E., 2016/26 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/746 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyizinde özetle; sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, aşamalardaki savunmalarını tekrarladıklarından bahisle kararın bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; katılanın, kredi alabilmek için kendisine ait binanın mülkiyetini sanığa bedelsiz devrettiği ve bu taşınmaz teminat olarak gösterilip sanık adına kredi çekildiği, burada oturduğunu beyan edebilmek için aralarında 25.12.2008 tarihinde bir kira sözleşmesi düzenledikleri, bunun amacının kendisine sorulduğunda polise gösterilmesi olduğu, daha sonra sanığın bu sözleşmeyi anlaşmaya ve sözleşmenin veriliş amacına aykırı olarak kira sözleşmesinde boş bırakılan, senelik kira miktarı, kiranın ne şekilde ödeneceği, kira müddeti, kiralanan şeyin şimdiki durumu, ne için kullanacağı bölümlerinin ve hususu şartlar kısmında 5. maddeyi %20 ve 19. maddeye de 1 yıllıktır şeklinde yazıp doldurarak icra takibine koyduğu, sanığın beyanı ile de kendisinde kalan nüshanın sonradan doldurulduğunun kabul edildiği, taşınmazın devrindeki amaç nazara alındığında tarafların iradesinin müştekiden kira almak amacına yönelik olmadığı, buna göre icra takibine konulan sözleşmenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup kullanıldığından bahisle cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık özetle; kardeşi katılanın borcunu ödemediğini, üç-dört yıl sonra kendisinin muvafakâtı ile ilave sözleşme yapmadan, sözleşme doldurmadan evvel katılanın kendisine telefonda "borçlarımı ödeyemedim, sen ne yazarsan yaz ben ileride ödeyeceğim." dediği, bunun üzerine kira sözleşmesini doldurduğunu savunmuştur. 3. Katılan özetle; sanığın kardeşi olduğunu, sanığın yardım amacı ile kredi çektiğini, kendisinin de tapusu üzerinde olan üç katlı binayı bedelsiz olarak sanığa sattığını, sanıkla, kredi borcunu ödediğinde binayı tekrar katılanın geri alacağı yönünde anlaştıklarını, bu nedenle kira sözleşmesinde herhangi bir paradan bahsedilmediği, kira sözleşmesini her ikisinin birlikte imzaladıklarını, ancak sonradan sanığın kendisini icraya verdiğini, kira sözleşmesindeki sonradan yazılan yazıların bilgisi dışında eklendiğini beyan etmiştir. 4. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih ve 1988/1-1989/2 sayılı ilamı ile Dairemizin istikrarlı kararlarında öngörüldüğü üzere, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup, bu hususta dosyaya sunulmuş bir yazılı delil mevcut bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delil de sunulmadığı, dosya kapsamındaki beyanlardan ve Uyapta kayıtlı dosya kapsamındaki yazışmalardan, ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/522 Esas sayılı dosyasında sanık ile katılan arasında tapu iptali tescil davası, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/454 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası bulunduğunun görüldüğü, dosya kapsamındaki beyanlarda "inanç sözleşmesinden" bahsedildiği, sanığın kolluk ifadesinde bu inanç sözleşmesinde katılanın taşınmazda kira vererek oturacağının açıkça yazılı olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, bahsedilen "inanç sözleşmesi", ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/522 Esas sayılı dosyasında sanık ile katılan arasında tapu iptali tescil davası, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/454 Esas sayılı dosyası ve varsa sair bilgi ve belgeler getirtilerek suç konusu kira sözleşmesinin nasıl doldurulacağına ilişkin taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunup bulunmadığının, ayrıca söz konusu dosyaların, bilgi ve belgelerin neticeye etkisinin tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyetine hükmolunması, 2. Suçun sübutu halinde “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun, hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/746 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/4499, K. 2023/10738, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-4499-e-2023-10738-k-55373a59f73f