Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/1196 E. 2023/6164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1196
- Karar No
- 2023/6164
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/12 E., 2015/828 K. SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 Tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/828 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; suç işleme kastının bulunmadığına, yüklenen suçlarla ilgisinin olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılana ait olup çalıntı olan ve üzerinde başka bir araca tescilli 33 N 1506 sayılı plaka takılı bulunan motosikleti temyiz dışı sanık ...'e satmak suretiyle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce resmi belgede sahtecilik suçuna konu 33 N 1506 sayılı plaka üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen uzmanlık raporunda, söz konusu plaka üzerinde basılı bulunan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu içerikli soğuk mühür izi ile Emniyet Genel Müdürlüğü içerikli soğuk mühür izinin, mukayese amacıyla gönderilen aynı içerikli orijinal soğuk mühür izlerinin basıldığı mühürler ile oluşturuldukları belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen uzmanlık raporu ile gerçek olduğu belirlenen suça konu 33 N 1506 sayılı plakanın başka bir araç üzerine tescilli ve kullanımda olduğu, sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 21 inci maddesinde düzenlenen idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturduğu gözetilmeden, unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Kabule göre; a. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmiş olması gerektiği, sanığın adli sicil kaydındaki mahkûmiyet hükümlerinin suç tarihinden sonra kesinleştikleri gözetilmeden, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. B. Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/828 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 2918 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA B. Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/828 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.